Samsun, Milli Mücadele’nin ilk adımı olmasının ötesinde, yüzyıllardır Karadeniz’in en önemli ticaret limanlarından biri olarak esnaflık geleneğinin en köklü yaşandığı merkezlerin başında geliyor. Şehrin kalbi sayılan tarihi meydanlarda yükselen çekiç sesleri, sabahın ilk ışıklarıyla fırınlardan yayılan susamlı simit kokusu ve kuşaklardır aynı dükkânda hizmet veren zanaatkârlar, Samsun’un toplumsal hafızasını diri tutuyor. Günümüzde modernize olan ticaret anlayışına rağmen, Samsun’da esnaf kültürü sadece bir alışveriş biçimi değil; dayanışmanın, güvenin ve kültürel sürekliliğin en somut örneği olarak karşımıza çıkıyor.

TARİHİ SAATHANE MEYDANI VE TİCARETİN SOSYAL DOKUSU

Samsun’da esnaf kültürünün merkezi denildiğinde akla ilk gelen nokta şüphesiz Saathane Meydanı’dır. Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin izlerini taşıyan bu meydan, şehrin ticari omurgasını oluşturur. Buradaki esnaflık geleneği, Ahilik teşkilatının modern bir yansıması niteliğindedir. Meydandaki dükkânların kepenkleri hala dualarla açılır ve "komşusu siftah yapmadan ikinci satışı yapmayan" kadim esnaf nezaketi, sembolik de olsa varlığını sürdürür.

Saathane ve çevresindeki bedestenlerde, bakırcılıktan baharatçılığa kadar geniş bir yelpazede hizmet veren ustalar, usta-çırak ilişkisini koruyarak bu mirası geleceğe taşımaktadır. Bölgedeki restorasyon çalışmalarıyla birlikte gün yüzüne çıkan tarihi doku, esnafın sadece mal satan birer tüccar değil, aynı zamanda şehrin koruyucusu ve rehberi olduğu gerçeğini pekiştirmiştir. Samsun'da esnaf kültürü, bu meydanda bir araya gelen çay ocaklarında yapılan sabah sohbetlerinde, pazar yerindeki fiyat dengesinde ve müşteriyle kurulan akrabalık bağında hayat bulur.

Samsun Yakakent’te gezilecek yerler
Samsun Yakakent’te gezilecek yerler
İçeriği Görüntüle

KARADENİZ MUTFAĞI VE ESNAF LOKANTASI GELENEĞİ

Samsun’un ticari hayatında gastronomi, esnaf kültürünün en güçlü tamamlayıcısıdır. Şehrin mutfak mirası, özellikle esnaf lokantalarında ve fırınlarda en saf haliyle korunmaktadır. "Samsun pidesi" ve "Samsun simidi" gibi tescilli lezzetler, bu kültürün dünya çapındaki temsilcileridir. Bir esnafın sabah mesaisine meşhur Samsun simidi ile başlaması, öğle yemeğinde ise tencere yemeği sunan tarihi lokantaları tercih etmesi değişmez bir rutindir.

Özellikle Bafra ve Çarşamba ilçelerinden şehre yayılan pide kültürü, esnafın misafir ağırlama ritüelinin başrolündedir. Esnaf lokantaları, sadece karnın doyurulduğu yerler değil; şehirdeki güncel gelişmelerin konuşulduğu, sorunların paylaşıldığı birer "sosyal kulüp" vazifesi görür. Bu mekanlarda sunulan yemeklerin standartları, on yıllardır değişmeyen tariflere dayanır. Kaliteyi korumak, Samsun esnafı için ticari bir zorunluluktan ziyade bir onur meselesidir.

YEREL EL SANATLARI VE GELENEKSEL ÜRETİM MODELLERİ

Samsun'un ilçelerinde yoğunlaşan el sanatları, esnaf kültürünün üretim ayağını temsil eder. Vezirköprü’deki semaver yapımı, Çarşamba’daki "sekiz köşe kasket" ve yumurta topuk ayakkabı üretimi, bu kültürün özgün parçalarıdır. Bu ürünler, seri üretimden ziyade el emeğine ve kişiye özel tasarıma dayanmasıyla bilinir.

Geleneksel üretim yapan bu esnaflar, Karadeniz’in hırçın ama dirençli karakterini ürünlerine yansıtır. Şehir merkezindeki tütün iskelesinden iç kısımlara kadar uzanan bu ticari ağ, Samsun’un bölge ekonomisindeki domine edici rolünü de açıklar. Günümüzde bu zanaatkârlar, e-ticaret ve modern pazarlama yöntemlerine entegre olsalar da, dükkânlarındaki o eski ahşap kokusunu ve "sözün senet olduğu" güven ortamını muhafaza etmektedirler.

SAMSUN ESNAF KÜLTÜRÜNÜN TEMEL ÖZELLİKLERİ

  • Güven ve Sadakat: Müşteri ile esnaf arasındaki ilişki genellikle on yıllara dayanır.

  • Dayanışma (İmece): Zor durumdaki bir esnafa çevresindeki komşularının maddi ve manevi destek olması esastır.

  • Çıraklık Eğitimi: Meslek sırları, aile içinde veya yıllarca emek veren çıraklara devredilir.

  • Sabah Rutini: Dükkânların erken saatlerde açılması ve komşularla yapılan toplu sabah kahvaltıları bir gelenektir.

  • Yöresel Tatlara Bağlılık: Ticaretin her aşamasında yerel ürünlerin (çay, simit, pide) ikram edilmesi bir nezaket kuralıdır.

Muhabir: ŞİLA KURUMAHMUTOĞLU