Asarcık'ta Bağımlılığa Karşı Sahadayız projesi
Asarcık'ta Bağımlılığa Karşı Sahadayız projesi
İçeriği Görüntüle

Olay, İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre 42 yaşındaki 3 çocuk annesi ve eşinden boşandığı öğrenilen Hanım C., hamileliğini gizleyerek evinde tek başına doğum yaptı. Doğumun ardından rahatsızlanan kadın, 14 Ekim'de Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan kontrollerde doğum yaptığı tespit edilince, bebeğin ortada olmaması üzerine durum polise bildirildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından kadının beyanı doğrultusunda çöp konteynerleri ve çöp istasyonunda arama yapılmasına rağmen bebeğe ulaşılamadı.
Tedavisinin ardından taburcu edilen kadın gözaltına alınırken, ilk ifadesinde eşinden boşandığını, sevgilisinden hamile kaldığını, bebeğini evde doğurduğunu, bir süre sonra öldüğünü fark edip poşete koyarak çöpe attığını anlattı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen kadın, savcılıktaki ifadesinde ise bebeğin canlı doğduğunu aktardı. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheli, 20 Ekim 2025 tarihinde tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.

5 GÜN SONRA POŞETE KOYUP ÇÖPE ATTIM

Hakkında, 'yeni doğan çocuğu kasten öldürmek' suçundan Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılan Hanım C. ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmada sanık ile avukatı ve Aile Bakanlığı vekili hazır bulundu. Mahkemede savunma yapan sanık Hanım C., çocuğun ölü doğduğunu iddia ederek suçlamaları kabul etmedi. Daha önce iki ölü doğum yaşadığını ve bir çocuğunu sağlık riski nedeniyle aldırdığını anlatan sanık, olay günü evde aniden sancısının başladığını ve kendi başına doğum yaptığını belirtti. Bebeğin doğduğunda hayatını kaybettiğini düşündüğünü öne süren sanık, "Çarşafa sarıp banyodaki temizlik kovasının içine koydum. Ölü olduğunu düşündüğüm için 5 gün sonra poşete koyup çöpe attım" ifadelerini kullandı.

HAMİLELİĞİNİ BOL KIYAFETLERLE GİZLEDİ

Sanık, savcılık ve sulh ceza hakimliğinde verdiği, bebeğin doğduktan sonra ağladığı yönündeki ifadelerini kabul etmeyerek, o sırada ne söylediğini hatırlamadığını savundu. Hamileliğini ailesinden gizlediğini, bol kıyafetler giydiğini ve kimsenin durumu fark etmediğinin altını çizen Hanım C., beraatini ve tahliyesini talep etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ise sanığın önceki ifadelerinde bebeğin doğumdan sonra ağladığını söylediğini aktararak, sonradan verilen "Ölü doğdu" yönündeki beyanların suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu belirtti ve cezalandırılmasını istedi.
Cumhuriyet savcısı, suçun katalog suçlar kapsamında olduğunu vurgulayarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

SANIĞIN AKIL SAĞLIĞI YERİNDE Mİ?

Sanık avukatı İlhan Ayrancı ise müvekkilinin çelişkili ifadelerinin ilaç etkisi altında verilmiş olabileceğini savunarak, bebeğin canlı doğduğuna dair beyanların geçersiz olduğunu ileri sürdü. Müvekkilinin bakıma muhtaç çocuğu bulunduğunu da ifade eden avukat, tahliye talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesi ve sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için ruh sağlığı hastanesinden rapor alınmasına hükmetti. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Muhabir: Nagihan Öztürk