Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) COP17 zirvesine katılan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, sürdürülebilir şehircilik, tarım arazilerinin korunması ve su yönetimine ilişkin Terme’nin deneyimlerini uluslararası platformda paylaştı. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) kapsamında Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da düzenlenen COP17 zirvesinde Türkiye’nin yerel yönetim tecrübesini ve Terme’nin iklim direnci vizyonunu anlattı.
'HEDEFİMİZ GÜNÜ KURTARMAK DEĞİL'
“Toprağı yeniden kazandırmak, umudu yeniden canlandırmak” ana temasıyla gerçekleştirilen zirvede Kul, “Akışlardan Eyleme: Toprak ve İnsanlar için Kentsel-Kırsal Bağlantıları Yönetmek” başlıklı oturumda konuşma yaptı. Terme’nin tarım ve kırsal yaşamla iç içe olduğunu belirten Başkan Şenol Kul, kent ve kırsalın birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Terme’nin yaklaşık 55 bin hektarlık yüzölçümünün 43 bin hektarının tarım arazilerinden oluştuğunu ifade eden Kul, “Çiftçimizin kırsalda ürettiği, esnafımızın kent merkezinde değer oluşturduğu bu ekosistemde çok net bir gerçeği savunuyoruz: Kırsalından kopmuş bir şehir, sürdürülebilir bir şehir olamaz. Hedefimiz günü kurtaran değil, Terme’nin geleceğini güvence altına alan bir şehircilik anlayışı ortaya koymaktır.” dedi.

TARIM ARAZİLERİ KORUNMALI
Kontrolsüz şehirleşmenin tarım toprakları üzerindeki baskısına dikkat çeken Kul, şehirlerin büyümesinin yalnızca yeni yerleşim alanları oluşturmak olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Mevcut yerleşim alanlarında yaşam kalitesinin artırılması ve kırsal alanların korunması gerektiğini belirten Kul, kent ile kır arasındaki geçiş bölgelerinin betonlaşma alanlarına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Kul, “Toprağı, suyu, üretimi, doğayı ve insanı birlikte düşünmeden sürdürülebilir bir şehir kuramayız.” diye konuştu. İklim kriziyle mücadelenin idari sınırlarla sınırlandırılamayacağını dile getiren Başkan Kul, merkezi yönetim, yerel yönetimler, üreticiler ve diğer paydaşlar arasında iş birliğinin önemine işaret etti. Kul, “Doğa belediye sınırlarını tanımıyor. Suyun, ekosistemlerin ve ekonomik faaliyetlerin akışı idari sınırları aşıyor. Bu nedenle merkezi idare, yerel yönetimler, üreticiler ve tüm paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği şarttır.” ifadelerini kullandı.

TERME'NİN TAŞKIN YÖNETİMİ DENEYİMİ PAYLAŞILDI
Terme’nin sel ve taşkınlarla mücadeledeki çalışmalarına da değinen Kul, suyun doğal akışının doğru yönetilmesi gerektiğini belirtti. DSİ ile koordinasyon içinde yürütülen Terme Çayı Islah Projesi, Köybucağı Taşkın Öteleme Depolama Tesisi ve Salıpazarı Barajı gibi yatırımlara dikkat çeken Kul, bu çalışmaların su yönetimine katkı sunduğunu ve taşkın risklerinin azaltılmasına yönelik önemli adımlar olduğunu söyledi. Kul, “Suyu engellemek değil, suyun doğal akışını doğru yönetmek gerekiyor. Sürdürülebilir şehirciliğin en temel ayağı doğru su yönetimidir.” dedi.

ULUSLARARASI MESAJ
Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde gerçekleştirilen COP17 zirvesinde Terme’nin yerel yönetim deneyimini uluslararası katılımcılarla paylaşan Başkan Şenol Kul, yerel yönetimlerin iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik mücadelesindeki rolünün giderek arttığını belirtti. NTerme’nin doğal ve tarımsal değerlerini koruyarak gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade eden Kul, yerelden küresele uzanan sürdürülebilir şehircilik anlayışı doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.




