Ünye ilçesi Yüceler Mahallesi Samsun-Ordu Karayolu üzerinde otomobil plazası işleten 41 yaşındaki Salim Palabıyık, çocukluk hayalini ve baba mesleğinden gelen tecrübesini yarım asırlık bir araçta birleştirdi. 20 yıldır sürdürdüğü mesleki birikimiyle, bir dostundan şakayla karışık bir pazarlık neticesinde devraldığı 1976 model aracı restorasyon sürecine alan Palabıyık, satın alma bedelinin 40 katı tutarında masraf yaparak aracı tamamen yeniledi.
KLASİK OTOMOBİL RESTORASYONU
Restorasyon sürecinin zorluklarını ve teknik aşamalarını aktaran Salim Palabıyık, aracın en küçük vidasına kadar söküldüğünü belirtti. Palabıyık, restorasyon aşamasına dair şu bilgileri verdi:
"Aracı teslim aldığımızda durumu aslında kötü değildi ancak kendi titizliğimiz gereği en küçük ayrıntısına kadar indik. Aracı sac aksamına kadar tamamen soydurarak profesyonel fırın boya süreciyle gövdesini yeniledik. İç döşemelerde hiçbir masraftan kaçınmayarak tamamen hakiki deri kullandık ve döneminin orijinal kemik direksiyonu aracımıza dâhil ettik. 1976 model olan bu klasik aracımızı vidasından torpidosuna, aydınlatma grubundan jantlarına kadar orijinal parçalarına sadık kalarak, ruhunu bozmadan adeta yeniden inşa ettik."
MALİYET VE PARÇA TEDARİKİ
Aracın güncel değeri ve harcanan tutar hakkında somut veriler paylaşan Palabıyık, parçaların temini noktasında yurt dışı kaynaklarına da başvurduklarını ifade etti. Palabıyık, maliyet tablosunu şu sözlerle açıkladı:
"Bu aracı 2020 yılında 25 bin lira gibi bir bedelle bünyemize katmıştık. Ancak yenileme sürecinde hiçbir detaydan kaçınmayarak 1 milyon liranın üzerinde bir harcama ile aracımızı adeta yeniden yaptık. Parça tedarik sürecinde önceliğimiz yurt içi olsa da, bulamadığımız eksikleri yurt dışından özel olarak getirttik. Sonuç olarak tüm parçalarını orijinalliğine sadık kalarak tamamladık ve şu an aracımızda en ufak bir eksik bulunmuyor."
GELECEK NESİLLERE MİRAS VE SATIŞ KARARI
Yoğun ilgi görmesine rağmen aracı ticari bir meta olarak görmediğini vurgulayan Salim Palabıyık, aracın manevi değerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"50 yaşındaki bir aracı bu hale getirmek; her şeyden önce sabır, sevgi ve yürek işidir. Klasik araç bizim için sadece bir ulaşım aracı değil, geçmişten günümüze taşınan kıymetli bir mirastır. Yollarda herkesin dikkatini çekiyor, insanlar fotoğraf çektirmek istiyor. Bu ilgi bizi gururlandırıyor. Sürekli 'satılık mı?' Diye soruyorlar ancak biz bu nadide parçayı kesinlikle satmayı düşünmüyoruz. Onu bizden sonraki nesillere en değerli hatıramız olarak bırakacağız."
USTA BULMA ZORLUĞU
Restorasyon sürecinde karşılaşılan en büyük engelin işçilik ve usta bulma sorunu olduğunu dile getiren Palabıyık, klasik araç tutkusunu şu cümlelerle özetledi:
"Klasik bir aracı yeniden hayata döndürmek tarifsiz bir zevk; ancak bu yolculuğun ciddi zorlukları var. Araç yaş aldıkça ustalar bu zahmetli işe girmek istemiyor, bu da süreci büyük bir sabır ve zaman sınavına dönüştürüyor. Elbette bu seviyede bir restorasyon ciddi maliyetler ve maddi imkan da gerektiriyor. Fakat tüm bu zorluklara rağmen, bugün önüme benzer bir klasik gelse ve 'yine yapar mısın?' Diye sorsalar, gözümü kırpmadan evet derim. Ben bu klasiğe gerçekten aşığım."








