Bugün (Alıntı) güzel bir anektodu paylaşmak istiyorum sizlerle…

Bizde nasıl ki Halikarnas balıkçısı meşhursa, Batı ülkelerinde de Mein balıkçısı o kadar meşhurdur.

Yaşadığı dönemin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen Batı ülkelerinde yaşayan insanlar hala rahmetle anarlar onu…

Bizim burada kendisini anmamızın nedeni de, öğrenmenin ve hayatta her işi bilerek yapmanın önemini vurgulayan çarpıcı bir örnek olmasındandır.

“Rivayete göre, balıkçılıkla geçimini sağlayan şirin bir sahil kasabasının, kendi halinde, yalnız yaşayan bir balıkçıymış Mein balıkçısı…

Herkesin balıkçılıkla geçimini sağladığı bu şirin kasabada onu bu kadar farklı kılan ve meşhur eden ise, kimi balıkçılar çoğu defa ağlarına bir tek balık takılmadan geri dönerlerken, denize açıldığı her seferinde onun ağlarını doldurarak geri dönmesiymiş.

Bu durum kasaba halkını şaşırtırmış ama, kendi halinde yalnız yaşayan bu adama ‘bu işin sırrı nedir?’ diye soramazlarmış.

Balıkçının şöhreti o kadar artmış ki, kimin işi rast gitse, kim dişe tırnağa dokunur bir iş yapsa, ‘Mein balıkçısı kadar şanslı’ sözü yerleşip gitmiş insanların diline…

Şirin kasabasının bu yalnız adamı, gün gelmiş daha seyrek ava çıkmaya başlamış, gün gelmiş hiç çıkamaz olmuş.

Kasaba halkı, gittiği her avından bolca balıkla dönen bu ihtiyar balıkçının yokluğunu fark ettiklerinde, doğruca kulübesinin yolunu tutmuşlar.

Vardıklarında, evinde ölü bulmuşlar Mein balıkçısını…

Üzülmüşler. Fakat kasaba halkını en çok şaşırtan ise, balıkçının evinde gördükleri çok sayıda kitap ve yayın olmuş!…

******

Ava çıktığı her seferinde neden bol balık avlayarak döndüğünü o zaman farketmişler Meinbalıkçısının...

Çünkü balıkçının evindeki kitapların büyük bölümü, balıkçılık ve balık avcılığıyla ilgiliymiş.

Bu örnek, yapılan her işin bilimsel yöntemlerle yapılmasının daha verimli sonuçlar ortaya koyduğunu çarpıcı biçimde gösterirken, ayrıca eğitimli toplumla verimlilik arasındaki ilişkiyi de çarpıcı biçimde yansıtmaktadır”

*******

Herkese hayırlı, huzurlu, mutlu günler diliyorum.