Herkese merhaba bugün bir çok kişinin ve benimde hemen hemen her gün severek tükettiğim kahveden bahsedelim istedim. Sabahları güne başlarken, çalışırken , ders çalışırken, arkadaş sohbetlerinde ya da yoğun bir günün ortasında kısa bir mola verirken çoğumuzun keyifle tükettiği kahve. Peki, severek tükettiğimiz kahvenin beslenmemizde nasıl bir yeri var birlikte inceleyelim ?

Kahvenin temel bileşenlerinden biri kafeindir. Kafein, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı bir etki göstererek kişinin kendisini daha uyanık ve dikkatli hissetmesine yardımcı olabilir. Bu nedenle özellikle sabah saatlerinde veya zihinsel olarak yoğun geçen dönemlerde kahve tüketimi tercih edilebiliyor. Bununla birlikte kahvenin etkisi kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişiler kafeine daha duyarlı olduğu için az miktarda kahve tükettiklerinde bile huzursuzluk veya uyku sorunları yaşayabilir.

Besin değeri açısından değerlendirildiğinde ise sade kahve oldukça düşük kalorili bir içecektir. Şekersiz ve sütsüz bir fincan kahvenin enerji, protein, yağ ve karbonhidrat içeriği oldukça düşüktür. Kahvenin beslenmedeki enerji değerini asıl değiştiren unsurlar genellikle içerisine eklenen şeker, krema, şuruplar ve yüksek kalorili süt ürünleridir. Örneğin sade bir kahve ile şeker ve aromalı şuruplar eklenmiş bir kahvenin beslenme açısından aynı olmadığını unutmamak gerekir.

Kahve yalnızca kafeinden ibaret de değildir. Kahve çekirdeklerinde çeşitli antioksidan bileşikler bulunur. Bu bileşikler, vücudumuzda oluşan oksidatif stresle mücadelede rol oynayan maddelerdir. Ancak kahveyi tek başına bir “sağlık ürünü” olarak görmek yerine, dengeli ve çeşitli bir beslenmenin parçası olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Kahve tüketiminde en önemli konulardan biri miktardır. Sağlıklı yetişkinler için günlük toplam kafein alımının genellikle 400 miligramı aşmaması önerilir; ancak kişinin yaşı, kafeine duyarlılığı, kullandığı ilaçlar, gebelik ve sağlık durumu bu miktarı değiştirebilir. Ayrıca kafein yalnızca kahvede bulunmaz; çay, enerji içecekleri, bazı gazlı içecekler ve çikolatada da bulunabilir. Bu nedenle gün içerisinde alınan toplam kafeini hesaba katmak ve denge içereisinde tüketmek önemlidir.

Kahvenin ne zaman içildiği de en az miktarı kadar önemlidir. Özellikle akşam saatlerinde tüketilen kahve, kafeine duyarlı kişilerde uykuya dalmayı zorlaştırabilir veya uyku kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle uyku problemi yaşayan kişilerin kahveyi günün daha erken saatlerinde tüketmesi faydalı olabilir.

Kahveyi beslenmemizde daha dengeli bir yere koymak için sade veya az şekerli seçenekler tercih edilebilir. Kahveye eklenen şeker ve şurupların miktarını azaltmak, günlük gereksiz enerji ve şeker alımını sınırlamaya yardımcı olur. Ayrıca kahvenin suyun yerini tamamen tutmadığını unutmamak gerekir. Günlük sıvı ihtiyacının karşılanmasında su temel içecek olmaya devam etmelidir, buna lütdendikkart edelim, içtiğiniz hiçbir sıvı suyun yerini tutmaz.

Sonuç olarak kahve, uygun miktarda tüketildiğinde günlük beslenme düzeninde yer alabilecek bir içecektir. Önemli olan kahveyi mucizevi bir besin gibi görmek ya da tamamen zararlı olarak değerlendirmek yerine, tüketim miktarına, hazırlanış şekline ve kişinin kendi vücudundaki etkilerine dikkat etmektirVe her zaman belirttiğim gibi dengeli beslenmenin sırrı ise tek bir besinde değil, bütün beslenme düzenindeki çeşitlilik ve dengede saklıdır. Sizin kahve ile aranız nasıl ?Eğer sık tüketiyorsanız ve içerisine şeker veya şurup ekliyorsanız durumu bir de şimdi gözden geçirin derim. Sağlık ile ışıldayın, hoşçakalın.