Yargıtay, bir kanser hastasının açtığı davada yerel mahkeme ve istinaf tarafından verilen "ödensin" kararını bozarak süreci yeni bir boyuta taşıdı. Yüksek mahkeme, ilacın reçete edilmiş olmasını yeterli bulmayarak, tedavi sürecine "etkin ve sürekli" bir katkı sunduğunun bilimsel verilerle kanıtlanması gerektiğini vurguladı. Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına atıf yapılarak, sınırsız ödeme yükümlülüğünün SGK’nın finansal sürdürülebilirliğini tehlikeye atabileceği ifade edildi.
ÖDEME ALABİLMEK İÇİN ARANAN ŞARTLAR
SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş’ın değerlendirmelerine göre, mahkemelerin bir ilacın bedelinin ödenmesine karar verebilmesi için şu kriterleri sorgulaması zorunlu hale getirildi:
- Faz Çalışmaları Tamamlanmalı: İlacın deneme aşamalarını tamamen geçmiş olması şartı aranacak.
- Kişiye Özel Uygunluk: İlacın hastanın genetik yapısına uygunluğu tıbbi belgelerle ispatlanacak.
- Sürekli Fayda: Geçici yaşam kalitesi artışı yerine, hastalığı iyileştireceğine dair onkoloji heyet raporu sunulacak.
- Mevcut Tedavinin Yetersizliği: SGK’nın mevcut ödeme listesindeki alternatif ilaçların hastada sonuç vermediği kanıtlanacak.
KAMU KAYNAKLARINDA KONTROLSÜZ HARCAMA
Kararın kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından bir dönüm noktası olduğunu belirten İsa Karakaş, tedavi hakkının korunduğunu ancak "her yeni ilaç her hastaya ödenir" anlayışının bittiğini ifade etti. Karakaş, "Bilimsel temeli zayıf ilaçlar için SGK kasasından kontrolsüz çıkışların önüne geçildi," diyerek sigortalıların dava açmadan önce çok daha kapsamlı tıbbi belgeler hazırlaması gerekeceğini belirtti






