Samsun’da da yakından takip edilen süreç, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde yer alan fesih ihbar sürelerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Lojistik depo niteliğindeki iş yerini beş yıllığına kiralayan kiracı, iddiaya göre mülk sahibine bilgi vermeden 2016 yılı Ocak ayında dükkanı boşalttı. Mülk sahibinin erken ve habersiz tahliye nedeniyle açtığı dava, yerel mahkeme ve istinaf aşamalarının ardından Yargıtay'a taşındı.

Yargıtay'dan Sözleşme Şartı ve Altı Aylık Süre Vurgusu

İlk derece mahkemesi, taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği süreyi bir ay olarak baz alarak davalı kiracıyı bir aylık kira bedeli tutarında tazminata mahkum etmişti. Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı esastan reddetmişti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin değerlendirmesini hatalı buldu.

Yüksek Mahkeme, sözleşmenin ilgili maddesinde feshi ihbar süresinin altı ay olarak kararlaştırıldığına dikkat çekti. Kararda şu ifadeler yer aldı:

‘’Davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Ancak kira sözleşmesinin (10.) maddesinde taraflar feshi ihbar süresi getirmiş ve bu süreyi 6 ay olarak kararlaştırmışlardır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; 6 aylık feshi ihbar süresinin makul süre olarak kabulü ile davalının 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. BAM kararının ortadan kaldırılmasına, Sulh Hukuk Mahkemesi hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.’’

DMM’den fon piyasası açıklaması
DMM’den fon piyasası açıklaması
İçeriği Görüntüle

Kiracılar İçin Kritik Uyarı

Yargıtay'ın oy birliğiyle aldığı bu karar, kira sözleşmelerinde yer alan maddelerin ve ihbar sürelerinin ne kadar kritik olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, kiracıların taşınmazı sözleşme süresinden önce terk etmeden önce mevcut şartları detaylıca incelemesi ve yasal bildirim sürelerine uyması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Aksi takdirde yüksek tutarlı tazminat riskleriyle karşılaşılabileceği belirtiliyor.

Kaynak: İHA