Diyanet İşleri Başkanlığı, 1 Mayıs 2026 Cuma günü Türkiye genelindeki camilerde irad edilecek olan haftalık hutbe metnini paylaştı. "Alın Teri Mukaddestir" temasının işlendiği hutbede, İslam dininin iş hayatında hak, hukuk ve helal-haram bilincine verdiği önem vurgulandı. Çalışma hayatının insani ve dini değerler çerçevesinde şekillenmesi gerektiği ifade edilen metinde, işçi ve işverenlerin karşılıklı sorumluluklarına dair Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden referanslar sunuldu.
İş Hayatında Helal Kazanç ve Ahlak Vurgusu
Hutbede İslam'ın kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren bir hayat dini olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Muhterem Müslümanlar! İslam; kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren hayat dinidir. Dinimiz, bütün insanlığı; iş hayatında hak ve hukuka riayet etmeye, helal-haram bilincini kuşanmaya davet etmektedir. Alın terini mukaddes saymakta, helal ve meşru yollardan rızık temin etmeyi ibadet olarak görmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadis-i şeriflerinde bizleri çalışmaya şöyle teşvik etmektedir: 'Sizden birinizin, urganıyla sırtında bir bağ odun satması, böylece Allah’ın onun itibarını koruması, verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden bir şeyler istemesinden daha hayırlıdır.'"
İşçi ve İşverenlerin Karşılıklı Sorumlulukları
Çalışma ortamlarının güven esasına dayalı olması gerektiğine değinilen hutbede, her iki tarafın uyması gereken kurallar şöyle aktarıldı:
"Kıymetli İşçi ve İşveren Kardeşlerim! İşyerini sadece bir geçim kapısı değil, karşılıklı güvenin hâkim olduğu birer ‘emniyet yurdu’ haline getirmek, herkesin ortak görevidir. Bununla birlikte işçi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, 'Allah Teâlâ, işinizi en güzel şekilde yapmanızdan hoşnut olur' nasihatine kulak vermeli; işini, sağlam ve kaliteli yapmalıdır. Yaptığı işin ve çalıştığı işyerinin kendisine bir emanet olduğu bilinciyle hareket etmeli; evine, alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise; Allah Resûlü (s.a.s)’in, 'Her kimin yanında kardeşi çalışırsa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerini aşan işler yüklemeyin' emri gereğince, işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir."
İnsani Değerler ve Takva Esası
İnsanların birbirine karşı üstünlüğünün ancak takva ile mümkün olduğu hatırlatılarak hutbe şu şekilde tamamlandı:
"Değerli Müminler! İşveren ya da işçi olmanın, insani açıdan hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında insanların en faziletlisi; imanla nasiplenen, ibadet ve güzel ahlakla hayatını süsleyen, takva elbisesine bürünendir. İnsanların en faziletlisi; hakkaniyeti, dürüstlüğü, yardımlaşma ve dayanışmayı bütün menfaatlerin üstünde görendir. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: 'Allah’ın sana verdiği şeylerle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap...'"




