Gazze’ye insani yardım taşımak ve bölgedeki sivil halkın yaşadığı drama dikkat çekmek için denize açılan Global Sumud Filosu, Akdeniz’in uluslararası sularında İsrail rejiminin müdahalesiyle karşılaştı. Konuyla ilgili yapılan resmi basın açıklamasında, bu eylemin sadece bir yardım filosuna değil, uluslararası hukuka ve küresel vicdana yönelik bir "korsanlık" olduğu vurgulandı.
"Uluslararası sularda korsan saldırı"
Yapılan açıklamada, Gazze’de 80 bine yakın sivilin hayatını kaybettiği hatırlatılarak, yardım gemilerinin durdurulmasının insani felaketi derinleştirdiği ifade edildi. Müdahalenin açık denizde ve hiçbir hukuki dayanak olmaksızın gerçekleştirildiğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Siyonist çete, kadın ve çocuk ayırt etmeksizin düzenlediği saldırılara bir yenisini daha eklemiştir. Uluslararası sularda gerçekleştirilen bu korsan saldırı; vicdana, hukuka ve insanlık onuruna yapılmıştır. Bu müdahale, İsrail'in kendini hukukun üstünde gördüğünün ve bir terör oluşumu olduğunun en net kanıtıdır."
Küresel vicdan hareketi durdurulamaz
Filonun farklı din ve milletlerden aktivistleri barındırdığına değinilen açıklamada, saldırının özgürlük yürüyüşünü durduramayacağı belirtildi. Özellikle Yunan kara sularına yakın bölgede devam eden sürece dair Yunan halkına dayanışma çağrısı yapılırken, Batılı devletlerin yaşananlar karşısındaki sessizliği "suç ortaklığı" olarak nitelendirildi. Açıklamada, Gazze’nin artık bir açık hava hapishanesinden "küresel bir direniş okuluna" dönüştüğü vurgusu ön plana çıktı.
Dünyaya üç aşamalı acil çağrı
Meydanlarda okunan basın metninde, uluslararası kamuoyunun somut adımlar atması gerektiği belirtilerek üç temel talep sıralandı:Global Sumud Filosu’na el koyan ve aktivistleri alıkoyan İsrail, bu illegal eylemi derhal sonlandırmalıdır. Aktivistlerin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur. Gazze’ye yönelik insani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı; limanlar ve gümrük kapıları dünyaya açılmalıdır.Uluslararası toplum kınama mesajlarının ötesine geçerek; İsrail’e karşı askeri, siyasi ve ekonomik yaptırımları ivedilikle devreye sokmalıdır.
Açıklama, Filistin davasına verilen desteğin "son siyonist postalı o topraklardan çekilene dek" kesintisiz süreceği kararlılığıyla sona erdi.







