Türkiye’nin en verimli ovalarından biri olarak kabul edilen Çarşamba Ovası, son yıllarda ciddi bir dönüşüm yaşıyor. Yeşilırmak Nehri’nin suladığı ve 87 bin 981 hektar alana sahip olan ova, yanlış arazi kullanımı nedeniyle tarım alanı kimliğini kaybedip orman görünümü kazanmaya başladı.

Çarşamba Ziraat Odası verilerine göre ovanın yaklaşık 55 bin hektarlık bölümü fındık arazisi olarak kullanılıyor. Geriye kalan alanların büyük kısmında da kavak, söğüt ve çınar ağaçları bulunuyor. Bu durum, sebze üretim alanlarının hızla azalmasına neden oluyor.

Kutsal emanetler Bafra'da
Kutsal emanetler Bafra'da
İçeriği Görüntüle

“SEBZE EKİM ALANLARI HER GEÇEN YIL AZALIYOR”

Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, geçmişte ovanın sebze üretimiyle Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğunu ancak bu dengenin giderek bozulduğunu söyledi. “Türkiye'nin en verimli ovalarından biri Çarşamba Ovası’dır. 1980’li yıllarda sebze ağırlıklı üretim yapılırdı. Zamanla fındık üretimine dönüldü. Bunun en büyük nedeni, sebzenin maddi olarak istikrarsız olmasıydı. Bir yıl para etti, bir yıl etmedi. 2012’den sonra yaşanan sel olayları da sebze üretimini olumsuz etkiledi,” dedi.

“FINDIK VE KAVAK ÜRETİCİYİ DAHA ÇOK MEMNUN EDİYOR”

Aydemir, fındık ve kavak üretiminin son yıllarda üreticiler açısından daha karlı hale geldiğini belirtti: “Kavak ağacının günümüzdeki fiyatları üreticiyi memnun ediyor. Aynı şekilde bu yıl fındık da iyi kazandırdı. Ovada sözleşmeli tarım uygulaması olmadığı için çiftçi hangi ürün para ediyorsa onu tercih ediyor. Bugünlerde bölgede kivi dikimi de hızla artıyor,” ifadelerini kullandı.

“TOPRAK YAPISI BOZULUYOR”

Ancak Aydemir, bu eğilimin uzun vadede ovanın geleceğini tehdit ettiğine dikkat çekti. “Ağaç dikimi toprağın yapısını olumsuz etkiliyor. Normalde her yıl işlenen tarım arazisi daha verimli olur. Ancak ağaçlık alanlarda bu yapı bozuluyor. İnşallah ileride sözleşmeli tarıma geçilir ve yeniden sebze ile meyve üretimi artar,” dedi.

TARIMIN GELECEĞİ İÇİ UYARI

Uzmanlara göre, Çarşamba Ovası’nın verimli topraklarının korunması, Türkiye’nin gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıyor. Sürekli ağaçlandırma yerine dengeli ürün planlaması yapılmazsa, bölge önümüzdeki yıllarda sebze üretiminden tamamen uzaklaşabilir.

Kaynak: İHA