Fitch Ratings, bankaların sermaye yeterliliğini değerlendirmek için hazırladığı analizde iki ayrı projeksiyon sundu. "Hafif senaryo" olarak adlandırılan ilk modelde, dolar kurunun 60 seviyesine yükseldiği ve takipteki kredilerin (NPL) 2,5 puan arttığı öngörülüyor. Bu senaryoda Türk bankacılık sisteminin dirençli kaldığı ve hiçbir bankanın yasal sermaye sınırını ihlal etmediği belirtiliyor. "Ağır stres senaryosu" olarak tanımlanan ikinci modelde ise doların 75 TL'ye çıktığı ve NPL oranının 7,5 puan yükseldiği varsayılıyor. Bu en kötü senaryoda, 9 büyük Türk bankasından birinin çekirdek sermaye oranının (CET1), yüzde 4,5 olan yasal sınırın 108 baz puan altına gerilediği açıklandı.
Özel bankalar daha güçlü bir tampona sahip
Raporda Türk bankacılık sektörünün iç yapısına dair karşılaştırmalı veriler de yer aldı. Özel bankaların kamu bankalarına kıyasla daha güçlü bir sermaye yapısına sahip olduğu vurgulanan raporda, kamu bankalarının sermaye tamponlarının brüt kredilere oranının yüzde 5,5 seviyesinde olduğu belirtildi. Özel bankalarda ise bu oran yüzde 7,2 olarak ölçüldü. Fitch, Türk lirasında yaşanacak her yüzde 10'luk değer kaybının, bankaların sermaye rasyosunu yaklaşık 50 baz puan aşağı çektiğine dikkat çekti.
Batık kredilerde Nisan ayı alarmı
Sektördeki takipteki kredi (NPL) oranlarında yaşanan artış eğilimi, Fitch raporunda dikkat çekilen diğer bir önemli nokta oldu. 2025 yıl sonunda yüzde 2,5 seviyesinde olan NPL oranının, Nisan 2026 ortası itibarıyla yüzde 2,7'ye yükseldiği kaydedildi. Özellikle teminatsız bireysel krediler, kredi kartları ve KOBİ portföylerindeki bozulmanın yıl boyunca devam edebileceği uyarısında bulunuldu.





