Son yıllarda estetik amaçlı dolgu ve botoks uygulamaları yaygınlaşırken, bu işlemlerin olası sağlık riskleri de tartışma konusu olmaya başladı. Uzmanlar, tıbbi bir girişim olan bu uygulamaların hafife alınmaması gerektiği uyarısında bulunuyor.
DOLGU VE BOTOKS MASUM MU?
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Cem Devge, dolgu ve botoksun kozmetik bir krem gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Devge, dolgunun canlı dokunun içine enjekte edilen biyolojik olarak aktif bir madde olduğunu ve damarlar, sinirler ile doğrudan etkileşime girdiğini söyledi.
100 VAKADA ORTAK BULGU: KAN AKIŞI DURUYOR
Brezilya, Kolombiya, Şili, Hollanda ve ABD’de yapılan ve başarısız 100 dolgu işlemini inceleyen bir araştırmada, tüm vakalarda ortak sonucun yüz damarlarında kan akışının durması olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, özellikle burun çevresine yapılan enjeksiyonların yüksek risk taşıdığına dikkat çekti.
DAMAR TIKANIKLIĞI VE GÖRME KAYBI RİSKİ
Prof. Dr. Cem Devge, dolgu maddesinin doğrudan damara enjekte edilmesi veya damara baskı yapması durumunda ani ağrı, ciltte solma, morarma ve doku ölümü gibi tabloların ortaya çıkabileceğini belirtti. En ağır sonuçlardan birinin ise dolgu maddesinin göz damarlarına ulaşmasıyla gelişen kalıcı görme kaybı olduğunu vurguladı.
GEÇ DÖNEM YAN ETKİLER DE GÖRÜLEBİLİYOR
Dolgu uygulamalarından haftalar ya da aylar sonra bağışıklık sistemi kaynaklı sorunların ortaya çıkabileceğini belirten Devge, granülom oluşumu, kronik şişlikler ve geç enfeksiyonların da görülebildiğini ifade etti. Yanlış uygulamalarda dolgunun topaklanması, sertlik ve cilt renginde değişim gibi estetik sorunlar da yaşanabiliyor.
KULLANILAN MADDE KADAR TEKNİK DE ÖNEMLİ
Hyaluronik asidin en güvenli dolgu maddelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Devge, riskin büyük ölçüde uygulayıcının anatomi bilgisi ve enjeksiyon tekniğinden kaynaklandığını söyledi. Deneyimsiz ellerde yapılan işlemlerin kalıcı hasarlara yol açabileceğini dile getirdi.
BOTOKS İÇİN DE UYARILAR VAR
Botoks uygulamalarına ilişkin bazı bilimsel çalışmalarda, toksinin sinirler yoluyla beyne taşınabildiğine dair bulgular yer alıyor. Prof. Dr. Devge, hayvan ve hücre çalışmalarında botoksun sinir hücrelerinde bazı değişikliklere neden olabildiğinin gözlemlendiğini, ancak klinik dozlarda insanlardaki etkilerinin hâlâ tartışıldığını ifade etti.





