Ayasofya’nın altındaki sarnıçlar ve su kanalları tarihi yapının bilinmeyen yönlerini ortaya koyuyor. Gizli tünel iddiaları ise tartışılıyor.
İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından Ayasofya, yaklaşık 1500 yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. Ancak yapının yalnızca görünen bölümleri değil, yer altında bulunan sarnıçlar, kanallar ve geçitler de yıllardır araştırmalara konu oluyor. Peki, Ayasofya’nın altında gerçekten gizli odalar ve tüneller var mı?
Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde inşa edilen ve 537 yılında ibadete açılan Ayasofya, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Yapının altında ve çevresinde bulunan yer altı bölümleri ise İstanbul’un tarihi altyapısına ilişkin önemli bilgiler sunuyor.
Ayasofya’nın altındaki su kanalları, sarnıçlar ve çeşitli boşluklar, yapının geçmişteki su yönetimi ve altyapı sistemleriyle bağlantılı olarak değerlendiriliyor. Tarihi kaynaklar ve bilimsel incelemeler, bu alanların bir bölümünün Bizans dönemindeki yapılaşmayla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Ayasofya’nın altında kilometrelerce uzanan gizli tüneller bulunduğu ve bu geçitlerin İstanbul’un farklı noktalarına ulaştığı yönünde çeşitli anlatılar bulunuyor. Ancak bu iddiaların tamamını doğrulayan bilimsel kanıtlar mevcut değil. Özellikle Ayasofya ile Topkapı Sarayı arasında gizli bir geçit bulunduğu yönündeki söylentiler uzun yıllardır gündeme geliyor. Buna karşın iki yapı arasında kesintisiz bir gizli tünelin varlığı arkeolojik olarak kesinleşmiş değil.
Uzmanların üzerinde durduğu önemli konulardan biri de yer altındaki su sistemlerinin Ayasofya’nın korunmasındaki rolü. Yapının temelleri çevresindeki nem, su hareketleri ve zemin koşulları, tarihi eserin uzun vadeli korunması açısından önem taşıyor. Ayasofya’nın yer altı bölümlerine ilişkin araştırmalar, İstanbul’un Bizans dönemindeki mimari ve mühendislik anlayışını ortaya koyması bakımından değer taşıyor. Bugüne kadar tespit edilen alanlar, tarihi yapının görünmeyen bölümlerinde de önemli bir altyapı geçmişi bulunduğunu gösteriyor.