Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullarda sınav uygulamalarında ortak bir ölçme ve değerlendirme standardı oluşturmak amacıyla yeni bir sisteme hazırlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminde uygulanması planlanan Ortak Yazılı Sınav Sistemi kapsamında, sınav sorularının büyük bölümü yapay zeka destekli sistemler aracılığıyla hazırlanacak.

Sisteme göre 10 soruluk bir sınavda öğretmen iki soruyu belirleyecek, kalan sekiz soru ise yapay zeka tarafından oluşturulacak. Böylece soru hazırlama ve sınav sonuçlarının değerlendirilmesi süreçlerinin dijital ortamda yürütülmesi hedefleniyor.

ORTAOKUL VE LİSELERDE HANGİ SINIFLARI KAPSAYACAK?

Yeni sistemin ortaokullarda 5, 6 ve 7’nci sınıfların Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerinde uygulanması planlanıyor.

Liselerde ise 9, 10 ve 11’inci sınıflarda Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce ve felsefe dersleri kapsamda yer alacak.

Ticaret Bakanlığından 152 işletmeye 15,2 milyon TL ceza
Ticaret Bakanlığından 152 işletmeye 15,2 milyon TL ceza
İçeriği Görüntüle

Liselere Geçiş Sistemi’ne (LGS) hazırlanan 8’inci sınıflar ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanan 12’nci sınıflar ise uygulamanın dışında tutulacak.

AÇIK UÇLU SORULAR DA YER ALACAK

Yeni sınav sisteminde açık uçlu sorulara da yer verilecek. Sınavların ardından öğretmenler, öğrencilerin her sorudan aldığı puanı sisteme ayrı ayrı girecek. Böylece soru hazırlama, puanlama verilerinin sisteme aktarılması ve sonuçların analiz edilmesi gibi ölçme ve değerlendirme süreçlerinin dijital ortamda yürütülmesi amaçlanıyor.

Bakanlığın uygulamayla sınavlarda ortak bir standart oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor.

YENİ SİSTEME EĞİTİMCİLERDEN ELEŞTİRİ

Ortak Yazılı Sınav Sistemi, öğrencilerin farklı sosyoekonomik koşullarda eğitim görmesi nedeniyle tartışmaları da beraberinde getirdi. Eğitimciler, okullar arasındaki imkan farklılıklarının aynı sorularla yapılacak değerlendirmelerde dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Nefes gazetesine konuşan eğitimci Özgür Bozdoğan, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin her okulun ve sınıfın ihtiyaçlarına göre öğretmenler tarafından belirlenmesi gerektiğini savundu. Devlet okulları arasında dahi önemli koşul farklılıkları bulunduğunu belirten Bozdoğan, Ankara’nın Mamak ilçesindeki dar gelirli bir mahallede eğitim gören öğrenciyle ekonomik koşulları daha iyi olan bir bölgedeki öğrencinin aynı şekilde değerlendirilmesini eleştirdi.

Bozdoğan, öğretmenlerin görüşlerinin alınmadığını belirterek sistemin öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verebileceğini ifade etti.

Kaynak: EKONOMİM