Ordu’nun Ünye ve Perşembe ilçelerinde yer alan Yazkonağı ve Boğazcık mağaraları, jeolojik yapıları, şelaleleri ve binlerce yıllık geçmişleriyle dikkat çekmektedir. Biri Ordu’nun ilk turizm tescilli mağarası, diğeri ise antik dönem izleriyle keşfedilmeyi bekleyen yeni bir doğa mirasıdır.
Karadeniz’in yeşil dağlarının altında, binlerce yıldır sessizce varlığını sürdüren iki mağara dikkat çekmektedir. Ordu’nun Ünye ilçesindeki Yazkonağı Mağarası ile Perşembe ilçesindeki Boğazcık Mağarası, hem doğal güzellikleri hem de taşıdıkları tarihî izlerle bölgenin yeraltı mirasını temsil etmektedir. Bu iki mağara, yalnızca Ordu’nun değil, Doğu Karadeniz’in jeolojik geçmişine de ışık tutmaktadır.
Yazkonağı Mağarası’nın bulunduğu bölge, Mesozoik döneme (yaklaşık 65–100 milyon yıl öncesine) kadar uzanan kireçtaşı tabakaları üzerinde yer almaktadır. Bu tabakalar, deniz çekilmesiyle yüzeye çıkmış ve yer altı sularının etkisiyle zamanla oyulmuştur. Mağaranın bugünkü halini alması, bilim insanlarına göre en az 30–40 bin yıllık bir sürecin sonucudur. İçinde oluşan sarkıt ve dikitler, her yıl yalnızca birkaç milimetre uzamaktadır. Bu durum, Yazkonağı Mağarası’nın ne kadar eski bir jeolojik geçmişe sahip olduğunu açık biçimde göstermektedir. Ordu Üniversitesi Jeoloji Bölümü’nden uzmanların 2022 yılında hazırladığı raporda, mağaranın “aktif karstik sistem” içerisinde bulunduğu belirtilmiş, mağara içindeki su akışının hâlâ devam ettiği ifade edilmiştir.
Yazkonağı Mağarası’na dair en eski insan kaynaklı bilgiler, 19. yüzyıl sonlarına uzanmaktadır. Ünye Kazası’na ait 1898 tarihli Osmanlı vilayet defterlerinde, “Yazkonağı mevkiinde serinlik veren taş oyuğu” ifadesine rastlanmaktadır. Bu tanım, bölge halkının mağarayı çok eski dönemlerden beri bildiğini göstermektedir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında bölgede görev yapan öğretmenlerin tuttuğu notlarda da “yerin altından gelen su sesi”ne atıfta bulunulmuş, ancak mağaranın bilimsel olarak incelenmesi ancak 2000’li yıllarda gerçekleşmiştir.
2019 yılında Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle mağara alanında ilk arkeojeolojik inceleme yapılmış, 2022’de ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm tescili verilmiştir. Böylece Yazkonağı Mağarası, Ordu ilinin ilk resmi turizm mağarası olmuştur. Yaklaşık 900 metre uzunluğunda olan mağara, iki farklı galeriye ayrılmaktadır. İlk bölümde geniş bir giriş holü ve sarkıt-dikit kümeleri bulunmakta, ikinci bölümde ise iki doğal şelale yer almaktadır. Bu şelaleler, yer altındaki suyun sürekli hareket ettiğini ve mağaranın canlı bir sistem olduğunu göstermektedir. Mağara içinde yapılan nem ölçümleri, %92 oranında sabit nem ve 12–14 derece arasında değişen sıcaklık göstermektedir. Bu da mağaranın kendine özgü bir mikro iklime sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Efsaneler ve halk inancı
Yazkonağı köyünde mağarayla ilgili çok sayıda halk efsanesi anlatılmaktadır. Bunlardan en bilineni, mağaranın içinde “dilek suyu” olarak bilinen bir gölcükle ilgilidir. Rivayete göre bu suya taş atanlar bir dilek tutarsa gerçekleşmektedir. Bu tür inançlar, bölgedeki halkın mağarayı sadece doğal bir oluşum değil, kutsal bir mekân olarak gördüğünü göstermektedir. Benzer inanışlara Karadeniz’in farklı bölgelerinde de rastlanmakta, bu durum mağaraların kültürel bellekteki yerini daha da güçlendirmektedir.
“Boğazcık Mağarası” Denizle bağlantılı gizli tünel
Perşembe ilçesi sınırlarında yer alan Boğazcık Mağarası, Karadeniz kıyısına yakın bir konumdadır. Uzmanlar, bu mağaranın denizle bağlantılı eski bir yer altı tüneli olabileceği ihtimali üzerinde durmaktadır. İlk araştırmalar 2023 yılında Ordu Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu tarafından yapılmıştır. Yapılan ölçümlerde mağaranın yaklaşık 300 metrelik bir ana galeriye sahip olduğu, giriş kısmında deniz etkisiyle aşınmış kireçtaşı yapılarının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu mağaranın çevresi, tarih boyunca Yason Burnu yerleşimi ile bağlantılı bir bölge olarak görülmektedir. Antik dönemde bölgede yaşayan halkların, denizden gelen saldırılara karşı bu tür mağaraları saklanma alanı olarak kullandıkları düşünülmektedir.
Boğazcık Mağarası çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında seramik parçalarına rastlanmıştır. Bu bulgular, mağaranın antik çağda insan yaşamına sahne olmuş olabileceğini göstermektedir. Ordu Müzesi yetkililerinin yaptığı ön değerlendirmede, bölgenin “arkeolojik potansiyel alan” olarak kayda geçirildiği belirtilmiştir. Henüz sistematik bir kazı yapılmamış olsa da, mağaranın iç yapısı ve konumu, tarihöncesi döneme ait yerleşim izleri olabileceğini düşündürmektedir.
2023 sonunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Boğazcık Mağarası’nı “potansiyel doğal sit alanı” olarak belirlemiştir. Bu statü sayesinde mağaranın bulunduğu alanın korunması güvence altına alınmıştır. Mağaranın çevresinde yer alan Kurşuncal Ormanları, bölgeye ayrı bir ekolojik zenginlik kazandırmaktadır. Doğa yürüyüşçüleri, Yason Burnu’ndan başlayarak Boğazcık Mağarası’na uzanan rotayı “Karadeniz’in gizli kıyı hattı” olarak adlandırmaktadır.
Jeoloji uzmanları, Ordu’daki mağaraların büyük bölümünün henüz haritalandırılmadığını vurgulamaktadır. 2024 yılında yapılacak yeni bir proje kapsamında, Ordu’nun tamamında karstik yapıların haritasının çıkarılması planlanmaktadır. Yazkonağı ve Boğazcık mağaralarının bu projede öncelikli bölge olarak ele alınması beklenmektedir. Uzmanlara göre bu iki mağaranın bilimsel olarak belgelenmesi, Ordu’yu Karadeniz mağara turizminin merkezi haline getirebilir.
Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü “Yeraltı Turizmi Projesi” kapsamında, Yazkonağı Mağarası’nın çevresine yöresel ürün stantları kurulmuş, küçük bir seyir terası yapılmıştır. Bu sayede köy halkı da mağara turizminden ekonomik fayda sağlamaya başlamıştır. Boğazcık Mağarası’nın turizme kazandırılması hâlinde, Perşembe sahilinde alternatif bir turizm rotasının oluşacağı öngörülmektedir. Bugün Yazkonağı ve Boğazcık mağaraları, Ordu’nun yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık jeolojik ve kültürel geçmişiyle de dikkat çekmektedir. Bu mağaralar, Karadeniz’in yalnızca yüzeyde değil, yerin altında da büyük bir mirasa sahip olduğunu göstermektedir.