Sabahları yüzde oluşan şişlik çoğu zaman ödem kaynaklı oluyor. Uzmanlar kortizol, tiroid ve beslenme alışkanlıklarına dikkat çekiyor.
Sabah uyandığında yüzde oluşan şişlik birçok kişinin karşılaştığı yaygın bir durumdur. Özellikle göz çevresi, yanaklar ve çene hattında belirginleşen bu tablo genellikle geçici olsa da bazı durumlarda altta yatan sağlık sorunlarının habercisi olabilmektedir. Uzmanlara göre sabah yüz şişliği çoğu zaman ödem kaynaklıdır ancak hormonal, metabolik ve alerjik nedenler de etkili olabilmektedir. Gece boyunca vücudun yatay pozisyonda kalması, sıvıların yerçekimine karşı farklı şekilde dağılmasına neden olmaktadır. Bu durum sabah saatlerinde yüzde sıvı birikimi şeklinde kendini gösterebilmektedir.
Yüz şişkinliğinin en yaygın nedeni vücutta sıvı tutulmasıdır. Özellikle tuzlu beslenme, yetersiz su tüketimi ve hareketsizlik ödem oluşumunu artırmaktadır. Akşam saatlerinde aşırı tuz tüketimi, ertesi sabah yüzde şişlik olarak kendini gösterebilmektedir. Regl dönemi öncesinde kadınlarda hormonal değişimler nedeniyle sıvı tutulumu artmaktadır. Bu durum yüz ve el-ayaklarda şişkinlik oluşturabilmektedir. Aynı şekilde kortizol hormonu yüksekliği de ödemi tetikleyebilmektedir.
Stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyesinin uzun süre yüksek seyretmesi vücutta yağlanma ve sıvı tutulumu oluşturabilmektedir. Özellikle yüz bölgesinde dolgunluk ve şişlik gözlenebilmektedir. Uzmanlar kronik stresin metabolizmayı etkilediğini ve kilo artışıyla birlikte yüz hatlarında belirgin değişikliklere yol açabildiğini belirtmektedir. Düzensiz uyku, yoğun stres ve insülin direnci kortizol dengesini bozabilmektedir. Bu durumda sabahları yüz şişliği daha sık görülmektedir.
Tiroid bezinin yavaş çalıştığı hipotiroidi durumunda metabolizma yavaşlamakta ve vücutta sıvı birikimi artmaktadır. Bu tablo yüzde donukluk, göz çevresinde şişlik ve genel bir ödem görünümüne yol açabilmektedir. Sabahları belirgin olan bu şişlik gün içinde kısmen azalabilmektedir. Sürekli devam eden yüz şişliği, halsizlik, kilo artışı ve soğuğa tahammülsüzlük gibi belirtilerle birlikte görülüyorsa tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Toz, polen, yastık dolgu malzemesi veya kullanılan kozmetik ürünler alerjik reaksiyon oluşturabilmektedir. Bu durumda özellikle göz kapaklarında ve yanaklarda şişlik gözlenmektedir. Kaşıntı, kızarıklık ve burun akıntısı eşlik edebilmektedir. Ani gelişen ve nefes darlığı ile birlikte görülen şişliklerde ise acil müdahale gerekebilmektedir.
Geç saatlerde ağır yemek tüketimi, fazla karbonhidrat alımı ve yetersiz su içilmesi sabah yüz şişliğini artırmaktadır. Alkol tüketimi de sıvı dengesini bozarak ertesi gün yüzde belirgin ödem oluşturabilmektedir. Yetersiz uyku ve hareketsizlik de dolaşımı yavaşlatmaktadır. Bu durum özellikle sabah saatlerinde yüzde şişlik olarak ortaya çıkmaktadır.
Yüz şişliği gün içinde tamamen geçmiyor, giderek artıyor ya da ağrı ile birlikte seyrediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulması gerekmektedir. Sürekli tekrar eden ödem, hormonal veya metabolik bir problemin göstergesi olabilmektedir. Dahiliye veya endokrinoloji bölümü değerlendirme yapmaktadır. Gerekli görüldüğünde kan tahlilleri ve hormon testleri istenmektedir.
Tuz tüketiminin azaltılması, yeterli su içilmesi ve düzenli uyku ödem kontrolünde etkili olmaktadır. Sabahları soğuk suyla yüz yıkamak dolaşımı hızlandırabilmektedir. Hafif yüz masajı ve yürüyüş kan akışını artırmaktadır. Ancak kalıcı ve sık tekrar eden şişliklerde altta yatan nedenin araştırılması gerekmektedir.