Samsun’un İlkadım ilçesi sınırlarında yer alan Seyyid Kutbeddin Camii ve Türbesi, kentin en eski dini yapılarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Kökçüoğlu Mahallesi’nde bulunan cami ve türbe kompleksi, tarihî dokusunu korumakta, Selçuklu ile Osmanlı geçiş dönemine ait mimari özellikleri bünyesinde barındırmaktadır. 13. yüzyılın sonlarına tarihlenen yapı, hem inanç hem de mimari değer açısından Samsun’un kültürel mirası içerisinde önemli bir yere sahip bulunmaktadır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre, Seyyid Kutbeddin Camii’nin inşa tarihi 1292 yılı olarak kabul edilmektedir. Bu tarih, Anadolu Selçuklu Devleti’nin son dönemine, bölgedeki beylik yapılanmalarının ortaya çıktığı sürece denk gelmektedir. O dönemlerde Karadeniz kıyısında yer alan Samsun, önemli bir ticaret ve yerleşim merkezi konumunda bulunmaktaydı. Caminin bu dönemde inşa edilmiş olması, yapının hem dini hem de toplumsal bir işlev üstlendiğini göstermektedir. Yapının, zamanla çevresinde oluşan mezarlık alanıyla birlikte bir ziyaretgâh merkezine dönüştüğü bilinmektedir. Türbe kısmı ise, Seyyid Kutbeddin adlı bir din büyüğüne atfedilmekte, halk arasında “manevi koruyucu” olarak anılmaktadır.

Seyyid Kutbeddin Camii, plan itibarıyla dikdörtgen formda, sade ve işlevsel bir düzen göstermektedir. Yapının taşıyıcı sistemi tuğla yığma teknikle oluşturulmuştur. Alt kısımlarda düzgün kesme taşlar, üst bölümlerde ise yatay tuğla sıraları kullanılmıştır. Bu yöntem, hem estetik hem de dayanıklılık açısından dönemin mimari anlayışına uygunluk göstermektedir. Üst örtü sistemi kırma çatı biçiminde tasarlanmış olup, kiremit kaplamalıdır. Camiye giriş kuzey cepheden sağlanmaktadır. Kuzey cephesinde yer alan son cemaat yeri, ahşap direklerle taşınmakta ve L biçimli plan düzenine sahiptir. Bu bölüm, bölgenin yağışlı iklimine uygun olarak cemaate korunaklı bir alan sağlamaktadır.

İç mekân sade tutulmuş, süsleme unsurlarına sınırlı yer verilmiştir. Ahşap tavan göbeği, geometrik desenlerle bezeli olup dönemin ustalık anlayışını yansıtmaktadır. Zeminde ahşap döşeme kullanılmış, doğu ve batı cephelerinde yer alan pencereler sayesinde içeriye kontrollü biçimde gün ışığı alınmaktadır. Mihrabın tuğla örgüsü, sade ancak ölçülü bir estetik değer taşımaktadır.

Caminin güney duvarına bitişik şekilde inşa edilmiş olan türbe, yapının en dikkat çekici bölümünü oluşturmaktadır. Türbe bölümü kare planlıdır ve beşik tonoz örtü sistemine sahiptir. Türbe içinde tek sanduka bulunmaktadır. Bu sandukanın Seyyid Kutbeddin’e ait olduğu kabul edilmektedir. Yapının türbe kısmı, yüzyıllar boyunca halkın ziyaret ettiği bir manevi merkez hâline gelmiştir. Vatandaşlar, özellikle kandil gecelerinde ve dini bayramlarda türbeyi ziyaret ederek dua etmektedir.

Türbenin bulunduğu mezarlık alanı da Samsun’un en eski mezarlıklarından biri olarak bilinmektedir. Bu özellikleriyle Seyyid Kutbeddin Camii ve Türbesi, sadece bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda halk inancında kutsallık atfedilen bir ziyaret noktası niteliği taşımaktadır. Seyyid Kutbeddin’in hayatı hakkında yazılı belge sınırlı olmakla birlikte, yerel kaynaklarda onun 13. yüzyılda Samsun ve çevresinde yaşamış bir İslam âlimi ve mutasavvıf olduğu belirtilmektedir. Halk anlatılarına göre, Seyyid Kutbeddin dini öğretileriyle çevresinde saygı kazanmış, vefatının ardından bulunduğu yere defnedilmiştir. Zaman içerisinde halk arasında “Seyyid Kubbettin” olarak da anılmaya başlanmıştır. Bu adlandırma, türbenin kubbeli formundan kaynaklanmaktadır.

Bölge halkı, türbeyi “koruyucu mekan” olarak görmekte, dilek ve şifa niyetiyle ziyaret etmektedir. Bu yönüyle yapı, Samsun’un manevi tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. Halk arasında anlatılan rivayetlere göre, Rus donanmasının 1853 yılında Samsun’a saldırısı sırasında Seyyid Kutbeddin’in manevi korumasıyla şehrin zarar görmekten kurtulduğuna inanılmaktadır. Her ne kadar bu olay tarihsel olarak doğrulanmamış olsa da, türbeye duyulan saygı ve inanç halk belleğinde bu anlatıyla pekişmiştir.

Seyyid Kutbeddin Camii ve Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alınmıştır. Yapı, 2013 yılında başlatılan restorasyon projesiyle güçlendirilmiştir. Restorasyon kapsamında çatı örtüsü, taşıyıcı sistem ve iç mekân ahşap elemanları yenilenmiştir.

Ayrıca avlu düzenlemesi yapılarak türbe çevresi ziyaretçilere uygun hâle getirilmiştir. Restorasyon sürecinde, yapının özgün malzeme dokusuna müdahale edilmeden, mevcut taş ve tuğlalar temizlenmiş ve sağlamlaştırılmıştır. Günümüzde cami aktif olarak ibadete açık bulunmakta, türbe ise halkın ziyaretine sunulmaktadır. Yapının çevresinde gerçekleştirilen çevre düzenleme çalışmalarıyla birlikte, bilgi panoları ve yönlendirme levhaları yerleştirilmiştir. Bu sayede ziyaretçilerin yapının tarihine dair bilgilere ulaşması kolaylaştırılmıştır.

Yorumlar