Samsun’un Tekkeköy ilçesinde bulunan Şeyh Yusuf Zeynüddin Türbesi, yüzyıllardır korunan tarihî dokusu ve huzurlu atmosferiyle dikkat çekiyor.
Samsun’un Tekkeköy ilçesi, sadece arkeolojik buluntularıyla değil, aynı zamanda inanç tarihine ışık tutan yapılarıyla da öne çıkmaktadır. Bu dini mirasın en önemli örneklerinden biri olan Şeyh Yusuf Zeynüddin Camii ve Türbesi, Anadolu’nun derin tasavvuf geleneğini günümüze taşıyan nadir yapılardan biridir. Kentin doğu yakasında yer alan bu yapı, hem ibadet mekânı hem de kültürel bir hafıza alanı olarak Samsun’un manevi kimliğini tamamlayan unsurlardan biridir.
Caminin inşa tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, Osmanlı döneminin son yüzyıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Adını aldığı Şeyh Yusuf Zeynüddin, bölge halkının saygı duyduğu bir mutasavvıf ve kanaat önderidir. Dini bilgisiyle öne çıkan Zeynüddin’in Tekkeköy çevresinde İslam ilimlerini öğretip halka rehberlik ettiği, vefatının ardından da sevenleri tarafından bugünkü türbesine defnedildiği rivayet edilmektedir. Bu yönüyle yapı, yalnızca mimari bir eser değil, aynı zamanda bölgenin manevi hafızasında önemli bir yere sahip bir anıttır.
Şeyh Yusuf Zeynüddin Camii, Anadolu’nun kırsal cami geleneğini yansıtan sade bir mimariye sahiptir. Kare planlı yapının dış cephesi taş ve kerpiç karışımı malzeme ile inşa edilmiştir. Kubbeli olmayan cami, kırma çatı sistemiyle örtülüdür. Ahşap tavanı ve mihrap çevresinde kullanılan geleneksel motifler, Osmanlı’nın yerel mimari anlayışını yansıtmaktadır. Caminin iç kısmında süsleme unsurları oldukça sınırlıdır; bu durum, yapının ruhani sadeliğini güçlendirmektedir. Mihrap kısmında yer alan alçı işçiliği, minberdeki el oyması detaylar ve tavan süslemelerinde kullanılan mavi tonlar, yapıdaki estetik anlayışın ince bir örneğidir. Türbe bölümü ise caminin kuzey kısmında yer almaktadır. Ahşap sanduka, yöreye özgü sade bir tarzda hazırlanmış ve üzeri geleneksel yeşil örtüyle kaplanmıştır. Türbe çevresi düşük taş duvarlarla çevrilidir ve ziyaretçiler burayı genellikle dua etmek amacıyla ziyaret etmektedir.
Şeyh Yusuf Zeynüddin’in yaşadığı dönemde, Tekkeköy ve çevresinde tekkelerin ve dergâhların aktif olduğu bilinmektedir. Bu yapı da o dönemin tasavvufi atmosferinin bir yansıması olarak kabul edilir. Caminin avlusunda yapılan zikir ve dua halkaları uzun yıllar sürmüş, bu gelenek zamanla halk arasında dini aidiyetin bir parçası haline gelmiştir. Osmanlı döneminde bölgedeki birçok manevi lider gibi Zeynüddin’in de halkı hem dini hem ahlaki yönden eğittiği, ilim meclisleri kurduğu bilinmektedir. Türbesi, bu geleneğin yaşayan bir simgesi olarak bugüne kadar ayakta kalmıştır.
Tekkeköy’deki bu yapının önemi sadece dini boyutla sınırlı değildir; aynı zamanda kültürel bir miras değeri taşımaktadır. 20. yüzyılın ortalarından itibaren yapılan çeşitli tadilatlarda özgün dokusu korunmaya çalışılmış, özellikle Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan temizlik ve bakım çalışmaları sayesinde yapı ibadete açık durumda tutulmuştur. Restorasyon sürecinde özgün malzeme kullanımı esas alınmış, yapının hem ibadet işlevi hem tarihî kimliği korunmuştur. Cami ve türbenin çevresinde düzenlenen yürüyüş alanları, taş basamaklı giriş ve çevre düzenlemesi, ziyaretçiler için daha uygun bir ortam oluşturmuştur.
Samsun genelinde, türbe ve ziyaret mekânlarına yönelik ilgi son yıllarda artış göstermektedir. Bu bağlamda Şeyh Yusuf Zeynüddin Türbesi de özellikle dini turizm rotalarına dâhil edilmektedir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, Samsun’un inanç turizmi potansiyelini öne çıkarmayı hedeflemektedir. Tekkeköy ilçesi, tarih öncesi mağaralarından kiliselerine, camilerinden türbelerine kadar çok katmanlı bir geçmişe sahiptir. Bu çeşitlilik, Şeyh Yusuf Zeynüddin Camii gibi yapıları sadece ibadet alanı değil, aynı zamanda kültürel birer tanık haline getirmektedir.
Şeyh Yusuf Zeynüddin kimdir?
Tekkeköy’de adıyla anılan türbede medfun olan Şeyh Yusuf Zeynüddin, Osmanlı’nın Karadeniz kıyılarında dini yapının şekillendiği 17. ve 18. yüzyıllarda yaşamış bir mutasavvıftır. Bölgeye Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelen dervişler aracılığıyla İslami ilimlerin taşındığı dönemde faaliyet göstermiştir.
Halk arasında ilmiyle, tevazusuyla ve halkla kurduğu yakın ilişkilerle tanınmış bir mürşid olarak kabul edilir. Vefatının ardından talebeleri tarafından bugünkü yerine defnedilmiş; mezarının çevresine yapılan küçük mescit zamanla genişleyerek bugünkü Şeyh Yusuf Zeynüddin Camii ve Türbesi haline gelmiştir.