Kredi kartı kullanan milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yasal düzenlemeler, borçların düzenli ödenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Bankacılık mevzuatına göre, kredi kartı borcunun asgari ödeme tutarını üst üste ödemeyen kullanıcılar için çeşitli yaptırımlar uygulanırken, 90 günü aşan gecikmelerde ise yasal takip ve icra süreci başlatılabiliyor.
ASGARİ ÖDEME İHMALİ KART KISITLAMASINA YOL AÇIYOR
Banka Kartları ve Kredi Kartları mevzuatına göre, kredi kartı borcunun asgari ödeme tutarının zamanında ödenmemesi durumunda kart kullanımına yönelik çeşitli kısıtlamalar uygulanıyor. Bir takvim yılı içerisinde asgari ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kart sahiplerinin kredi kartları, öncelikle nakit avans kullanımına kapatılabiliyor.
Uzmanlar, kredi kartı kullanıcılarının özellikle asgari ödeme tutarlarını düzenli takip etmeleri gerektiğine dikkat çekiyor.

ÜST ÜSTE ÜÇ DÖNEM ÖDENMEZSE KART TAMAMEN KAPATILIYOR
Mevzuata göre, kredi kartı borcunun asgari ödeme tutarının üst üste üç hesap döneminde ödenmemesi halinde, ilgili kredi kartı banka tarafından tamamen kullanıma kapatılıyor. Bu durumda kart sahibi, mevcut borcunu kapatmadan kartını yeniden kullanamıyor ve aynı bankadan yeni bir kredi kartı alma imkanı da sınırlandırılıyor.
Bu uygulama, borçların kontrolsüz şekilde büyümesini önlemek amacıyla hayata geçirilen düzenlemeler arasında yer alıyor.
90 GÜNLÜK SÜRE KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
Kredi kartı borçlarında en kritik eşik ise 90 günlük gecikme süresi olarak öne çıkıyor. Son ödeme tarihinden itibaren geçen üç fatura dönemi boyunca borca ilişkin herhangi bir ödeme yapılmaması halinde, bankalar tarafından borçluya son bir ihtar gönderiliyor.
Bu sürecin sonunda borcun ödenmemesi veya yapılandırma konusunda anlaşmaya varılamaması durumunda dosya, bankaların hukuk birimlerine devrediliyor.

YASAL TAKİP VE İCRA SÜRECİ BAŞLIYOR
Borçların 91'inci güne kadar ödenmemesi halinde başlayan kanuni takip süreci kapsamında, borçlu hakkında icra takibi başlatılabiliyor. Bu süreçte icra daireleri aracılığıyla ödeme emri gönderilirken, borcun kesinleşmesi durumunda maaş haczi, banka hesaplarına elektronik haciz uygulanması ve taşınır ya da taşınmaz mallara yönelik haciz işlemleri gündeme gelebiliyor.
Uzmanlar, yasal takip sürecinin yalnızca borcun artmasına neden olmadığını, aynı zamanda kişilerin kredi sicillerini de uzun yıllar boyunca olumsuz etkileyebildiğini belirtiyor.
UZMANLARDAN ERKEN YAPILANDIRMA UYARISI
Hukukçular ve bankacılık uzmanları, ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşların yasal sürecin başlamasını beklemeden bankalarla iletişime geçerek yapılandırma seçeneklerini değerlendirmeleri gerektiğini vurguluyor. Uzmanlara göre, özellikle asgari ödeme tutarlarının üç dönem üst üste aksatılmaması ve 90 günlük yasal sürenin aşılmaması, daha ağır yaptırımlarla karşılaşmamak adına büyük önem taşıyor.



