Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, günümüzde büyük oranda önlenebilen nadir kanser türlerinden biri olan Rahim ağzı (serviks) kanserinin Hastalığın tedavisinde güncel tıp çalışmalarına dikkat çekti. Erdemoğlu, geçmiş yıllarda erken evredeki her hastaya rahmin ve çevre dokuların tamamen alındığı çok geniş ameliyatlar uygulandığını belirterek; "Oysa güncel tıp çalışmaları, tümör boyutu 2 santimetreden küçük ve düşük riskli olan hastalarda çok daha basit ameliyatların da aynı derecede güvenli olduğunu gösteriyor. Üstelik bu sayede hastalar, ameliyat sonrasında idrar tutma veya kaçırma gibi sıkıntılı süreçleri çok daha az yaşıyor. Hatta çok erken yakalanan bazı vakalarda, sadece rahim ağzından küçük, koni şeklinde bir dokunun çıkarılması (konizasyon işlemi) bile tedavi için yeterli olabiliyor" dedi.

KİŞİYE ÖZEL VE GEREKTİĞİ KADAR MÜDAHELE
Rahim ağzı (serviks) kanserinin cerrahi tedavisinde son on yılda tıp dünyasında devrim niteliğinde adımlar atılıldığını , artık her hastaya en ağır ameliyatı yapmak yerine, "kişiye özel ve sadece gerektiği kadar" müdahale etme dönemi başladığını söyleyen Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu rahim ağzı kanseri cerrahisindeki bu yeni ve hayat kurtaran yöntemler hakkında bilgi verdi.

KORUNMADA HPV AŞISI VE TARAMA TESTLERİ
Kanserden korunmanın öncelikle virüsten kaçınmakla, ardından ise düzenli kontrollerle mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, bu süreçte en önemli iki unsurun HPV aşısı ve tarama testleri olduğunu söyledi. Erdemoğlu, "Aşı, ilk cinsel ilişkiden önce (9-14 yaşlarında) yapıldığında en yüksek korumayı sağlıyor. Ancak virüs bulaşmış ya da hücre değişimi tedavisi görmüş kişilerde bile, hastalığın tekrarlama riskini azalttığı için ileri yaşlarda da büyük fayda getiriyor. Tarama süreci ise smear (Pap) ve HPV testleri ile kolayca yapılabiliyor. Rahim ağzı kanseri erken evrelerde neredeyse hiç belirti vermediği için bu testleri düzenli yaptırmak hayati önem taşıyor. Hastalık ilerleyip belirti gösterdiğinde ise en sık karşılaşılan durum, adet dönemleri dışındaki veya cinsel ilişki sonrasındaki anormal kanamalar olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür şikayetleri olan hastaların hiç vakit kaybetmeden bir jinekoloji uzmanına başvurması büyük önem taşıyor." dedi.
GEREKLİ OLMAYAN BÜYÜK AMELİYATLAR ARTIK TERCİH EDİLMİYOR
Geçmiş yıllarda erken evredeki her hastaya rahmin ve çevre dokuların tamamen alındığı çok geniş ameliyatlar uygulandığını, güncel tıp çalışmalarının, tümör boyutu 2 santimetreden küçük ve düşük riskli olan hastalarda çok daha basit ameliyatların da aynı derecede güvenli olduğunu gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Erdemoğlu, üstelik bu sayede hastaların, ameliyat sonrasında idrar tutma veya kaçırma gibi sıkıntılı süreçleri çok daha az yaşadığını, hatta çok erken yakalanan bazı vakalarda, sadece rahim ağzından küçük, koni şeklinde bir dokunun çıkarılmasının (konizasyon işlemi) bile tedavi için yeterli olabildiğini belirtti.

DOĞURGANLIĞI KORUYAN YÖNTEMLER UYGULANABİLİYOR
Çocuk sahibi olmak isteyen genç hastalarda rahmi koruyan cerrahi seçeneklerin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, uygun hastalarda doğurganlığın korunabildiğini söyledi.
Erdemoğlu, "Tümörün küçük olması ve kanserin lenf bezlerine sıçramaması durumunda, sadece rahim ağzının alınması gibi yöntemlerle rahmin gövdesi korunabiliyor. Deneyimli merkezlerde uygulanan bu yöntemle hastalar hem kanserden kurtuluyor hem de sonrasında anne olabiliyor. Rahim tamamen alınmak zorunda kalınan durumlarda, kemoterapi veya ışın tedavisinden önce yumurta ya da embriyo dondurulabiliyor, yumurtalıklar ışın alanının dışına taşınabiliyor. Bu nedenle üreme çağındaki her hastaya, hastalığın evresi ne olursa olsun tedaviden önce mutlaka doğurganlık danışmanlığı veriliyor." diye konuştu.

NÖBETÇİ LENF BEZİ YÖNTEMİ
Ameliyat tekniklerinde de önemli değişiklikler yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Erdemoğlu, geçmişte leğen kemiği içindeki tüm lenf bezlerinin çıkarıldığını, bunun ise hastalarda yaşam boyu sürebilen bacak şişliği (lenfödem) sorununa yol açabildiğini belirtti.
Erdemoğlu, "Bugün ise kanserin ilk uğrayacağı 'nöbetçi' lenf bezi özel bir boyayla işaretlenip cerrahi sırasında inceleniyor. Eğer bu nöbetçi bez temiz çıkarsa diğer bezlere hiç dokunulmuyor. Bu yöntem hastayı kanserden korurken, ameliyat sonrası hayat kalitesini de en üst düzeyde tutuyor." dedi.
Günümüzde rahim ağzı kanseri cerrahisinin daha küçük, daha akıllı ve tamamen kişiye özel hale geldiğini belirten Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, tedavinin mutlaka farklı uzmanlık alanlarının birlikte görev yaptığı deneyimli merkezlerde planlanması ve "tümör kurulu" kararıyla yürütülmesinin başarı şansını önemli ölçüde artırdığını söyledi.
Erdemoğlu, "Doğru hastaya uygulanan doğru ameliyat, hem kanseri tamamen geride bırakmayı hem de hayata ve annelik hayallerine kaldığı yerden devam etmeyi mümkün hale getiriyor." ifadeleriyle sözlerini tamamladı.




