Adli vakalarla ilgili haberlerde ve mahkeme süreçlerinde sıkça karşılaşılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi, kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşılabiliyor. Özellikle Samsun ve Karadeniz Bölgesi’nde çocukların karıştığı adli olaylarda kullanılan bu kavram, Türk Ceza Kanunu’nda özel bir hukuki çerçeveye sahip. Çocuğu “suçlu” olarak değil, korunması gereken bir birey olarak ele alan bu yaklaşım, ceza adalet sisteminin temel ilkeleri arasında yer alıyor. Peki Türk Ceza Kanunu’na göre suça sürüklenen çocuk kavramı ne anlama geliyor ve hangi yasal düzenlemelere dayanıyor?

17 Ocak Sayısal Loto sonuçları açıklandı mı?
17 Ocak Sayısal Loto sonuçları açıklandı mı?
İçeriği Görüntüle

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK TANIMI VE HUKUKİ DAYANAĞI

Türk hukukunda “suça sürüklenen çocuk” kavramı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 3. maddesinde açık şekilde tanımlanıyor. Buna göre, işlediği iddia edilen fiil nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve 18 yaşını doldurmamış herkes bu kapsamda değerlendiriliyor. Bu tanım, çocuğun doğrudan “suçlu” olarak nitelendirilmesinin önüne geçiyor. Samsun’daki çocuk mahkemelerinde de uygulama bu çerçevede yürütülüyor ve çocuğun yüksek yararı esas alınıyor.

TÜRK CEZA KANUNU’NDA YAŞA GÖRE CEZA SORUMLULUĞU

Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi, çocukların ceza sorumluluğunu yaş gruplarına göre düzenliyor. Bu düzenleme, adli sürecin temelini oluşturuyor. 0–12 yaş grubundaki çocukların ceza sorumluluğu bulunmuyor. Bu yaş grubunda ceza soruşturması yapılamıyor ancak çocuk hakkında eğitim, danışmanlık ve bakım gibi koruyucu tedbirler uygulanabiliyor. 12–15 yaş grubunda, çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olup olmadığı araştırılıyor. Algılama yeteneği yoksa ceza verilmiyor. Algılama yeteneği varsa cezada indirim uygulanıyor. 15–18 yaş grubundaki çocuklar için ise ceza sorumluluğu bulunuyor ancak yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılıyor. Karadeniz Bölgesi’nde görülen davalarda bu değerlendirmeler, sosyal inceleme raporlarıyla destekleniyor.

5B414910 1544 11F0 8A1E 3Ff815141B98.Jpg

NEDEN “SUÇLU” DEĞİL “SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK” DENİYOR?

Hukuk sisteminde bu kavramın tercih edilmesinin temel nedeni, çocuğun gelişim sürecinin devam ediyor olması. Türk Ceza Hukuku’na göre çocuklar, sosyal çevre, aile yapısı ve ekonomik koşullardan kolayca etkilenebiliyor. Davranışlarının uzun vadeli sonuçlarını yetişkinler kadar öngöremeyen çocuklar için amaç cezalandırma değil, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma olarak belirleniyor.

UYGULANABİLECEK KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER

Suça sürüklenen çocuklar hakkında mahkemeler tarafından çeşitli koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabiliyor. Bunlar arasında eğitim tedbiri, danışmanlık tedbiri, sağlık tedbiri, bakım tedbiri ve barınma tedbiri yer alıyor. Bu tedbirlerin temel amacı, çocuğun yeniden suça sürüklenmesini önlemek.

Kaynak: HABER MERKEZİ