Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, yapay zekanın beraberinde getirdiği riskleri incelemek ve teknolojik gelişmeleri denetlemek üzere 40 kişilik küresel bir bilim kurulu oluşturulmasını onayladı. Euronews Türkçe’nin aktardığı bilgilere göre, karar alma sürecinde Amerika Birleşik Devletleri’nin yoğun itirazlarına rağmen 117 ülkenin desteğiyle uzlaşma sağlandı. Kurulan bu yeni yapı, yapay zeka alanında küresel ölçekteki ilk bilimsel organ olma özelliği taşıyor.
ABD VE PARAGUAY KARARA RED OYU VERDİ
BM Genel Kurulu’ndaki oylamada, Bağımsız Uluslararası Yapay Zeka Bilim Paneli’nin kurulmasına karşı çıkan ülkeler arasında ABD ve Paraguay yer aldı. Tunus ve Ukrayna’nın çekimser kaldığı oylama sonucunda 117 ülkenin "Evet" oyu vermesiyle panel resmen kabul edildi. Kurulda görev alacak 40 uzman, yapay zekanın toplumsal, ekonomik ve güvenlik boyutlarını inceleyerek yıllık raporlar yayımlayacak. BM yönetimi, bu panelin yapay zeka teknolojilerinin etkilerini analiz etmede türünün ilk örneği olduğunu belirtti.
YAPAY ZEKA SEKTÖRÜNDEN YÜKSELEN UYARI
Yapay zeka teknolojilerinin gelişim hızı, sektörün içindeki isimler tarafından da bir süredir sorgulanıyordu. Anthropic’in eski güvenlik araştırmacısı Mrinank Sharma, mevcut gelişimin küresel riskleri artırabileceğine dair açıklamalarda bulundu. OpenAI bünyesinde çalışan Zoe Hitzig ise şirketin izlediği stratejilere yönelik derin çekinceleri olduğunu kamuoyuyla paylaştı. Sektörün öncü isimlerinden Dario Amodei, Sam Altman ve Steve Wozniak gibi figürler de yapay zekanın potansiyel risklerine yönelik dikkat çeken uyarılarda bulunmuştu.
YILLIK RAPORLARDA KÜRESEL DENETİM
Yeni kurulan Bağımsız Uluslararası Yapay Zeka Bilim Paneli, teknolojinin yalnızca risklerini değil, sunduğu fırsatları da mercek altına alacak. Uzmanlar tarafından hazırlanan analizler, yıllık periyotlarla raporlaştırılarak dünya kamuoyuna sunulacak. Bu raporların, yapay zeka yönetişimi konusunda uluslararası standartların belirlenmesine kaynaklık etmesi bekleniyor. Karar, teknolojinin kontrolsüz gelişimine karşı küresel bir mekanizma oluşturulması yolundaki en somut adım olarak değerlendiriliyor.






