Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izinlerin 10 günden kısa sürelerle kullanılmasıyla ilgili çalışanları yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işçinin kendi talebi ve rızasıyla parçalara bölerek kullandığı kısa süreli yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına hükmetti. Bu durumda işçinin kıdem tazminatı talep edemeyeceği belirtildi.
YILLIK İZİNDE 10 GÜN ŞARTI
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yıllık ücretli izinlerin bölünmesi konusunda belirli kurallar bulunuyor. Tarafların anlaşması halinde yıllık izin bölümlere ayrılabilirken, bölünen izin sürelerinden birinin 10 günden az olmaması gerekiyor.
Ancak Yargıtay'ın son kararı, bu kuralın her durumda işçi lehine haklı fesih gerekçesi olarak kullanılamayacağını ortaya koydu.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2026/1495 sayılı kararında, işçinin kendi isteği ve rızasıyla 10 günden kısa süreler halinde kullandığı yıllık izinlerin geçerli kabul edilmesi gerektiği değerlendirildi.

9 YILLIK ÇALIŞMANIN ARDINDAN DAVA AÇTI
Karara konu olay, bir gümrük müşavirliği şirketinde yaklaşık 9 yıl çalışan bir işçinin açtığı davayla gündeme geldi.
Çalışan, iş yoğunluğu nedeniyle kendisine uzun süreli ve kesintisiz yıllık izin kullandırılmadığını, izinlerinin çoğunlukla kısa süreler halinde verildiğini öne sürdü. Bir defada en fazla 6 gün izin kullanabildiğini belirten işçi, bu nedenle iş sözleşmesini feshetti.
Ardından kıdem tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücretleri ve ödenmeyen primlerinin tahsili için dava açtı.
YEREL MAHKEME İŞÇİYİ HAKLI BULDU
Dosyayı inceleyen ilk derece mahkemesi, işçinin imzalı izin belgelerine göre toplam 130 günlük yıllık izin hakkı bulunduğunu ve bunun 48 gününün kullanıldığını tespit etti.
Mahkeme, yıllık izinlerin kanuna uygun şekilde kullandırılmadığı kanaatine vararak işçinin iş sözleşmesini feshetmekte haklı olduğuna karar verdi. İşverenin kıdem tazminatı ile kullanılmayan 82 günlük izin ücretini ödemesine hükmedildi.
Ancak kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.
YARGITAY KARARIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Yüksek Mahkeme, dosyadaki izin belgelerini inceleyerek önemli bir ayrıntıya dikkat çekti. Buna göre 10 günden kısa sürelerle kullanılan izinlerin işçinin kendi talebi ve rızası doğrultusunda bölündüğü değerlendirildi.
İşçinin daha uzun süreli izin talep ettiğine, ancak işveren tarafından bu talebin reddedilerek izinlerin kısaltıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığı belirtildi.
Bu nedenle Yargıtay, işçinin kendi isteğiyle kısa süreler halinde kullandığı izinlerin geçerli kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.

KIDEM TAZMİNATI AÇISINDAN KRİTİK AYRINTI
Yargıtay'ın kararında, yıllık izinlerin 10 günden kısa sürelerle kullanılmış olmasının tek başına işçiye haklı nedenle fesih hakkı vermeyeceği vurgulandı.
Başka bir ifadeyle, işçi izinlerini kendi talebi ve onayıyla kısa süreler halinde kullanmışsa, yalnızca bu durumu gerekçe göstererek iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı talep edemeyecek.
Ancak izinlerin işveren tarafından zorunlu olarak bölündüğünün ve çalışanın daha uzun izin talebinin karşılanmadığının ortaya konulması halinde durum farklı değerlendirilebilecek.
YILLIK İZİN KULLANACAK ÇALIŞANLAR DİKKAT
Karar, yıllık izinlerin kullanımında yalnızca izin süresinin 10 günden kısa olup olmadığına bakılmayacağını gösteriyor. İznin kimin talebiyle ve hangi koşullarda bölündüğü de hukuki açıdan önem taşıyor.
Yargıtay'ın son kararıyla birlikte çalışanların yıllık izin taleplerini ve izin kullanım şekillerini belgelemeleri, ileride yaşanabilecek iş uyuşmazlıkları açısından önem kazanıyor.



