Atakum Sağırlar Derneği, yayımladığı basın açıklamasında sağır bireylerin hak mücadelesine ilişkin önemli mesajlar verdi. "Masada değil, sahadayız" başlıklı açıklamada, sağır bireylerin haklarını her platformda savunmaya devam edecekleri vurgulandı. "Sağır" kelimesinin bir eksiklik değil, kimliği tanımlayan bir ifade olduğuna dikkat çeken dernek, Türk İşaret Dili'nin ana dilleri olduğunu belirterek eğitimden sağlığa, adaletten istihdama kadar her alanda erişilebilirliğin temel bir hak olduğunu ifade etti.
TEMEL TALEPLER BELİRTİLDİ
Atakum Sağırlar Derneği, kamuoyuyla paylaştığı açıklamada şu talepleri dile getirdi: Her sağır çocuğun ana dilinde nitelikli eğitim alabilmesi, sağlık hizmetlerinde profesyonel işaret dili tercümanları aracılığıyla güvenli iletişimin sağlanması, adliye ve resmi kurumlarda nitelikli tercüman desteğiyle adil yargılanma hakkının güvence altına alınması ve iş görüşmelerinden çalışma hayatına kadar istihdamın her aşamasında fırsat eşitliğinin sağlanması. Açıklamada, işaret dili tercümanlığının yalnızca kurs sertifikasıyla yapılabilecek bir görev olmadığına da dikkat çekildi. Tıbbi, hukuki ve eğitim alanlarında yapılacak hatalı çevirilerin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği belirtilerek, kamu kurumlarının yalnızca yetkinliği belgelenmiş profesyonel tercümanlarla çalışması gerektiği ifade edildi.
TERCÜMAN HAKKI TALEP EDİLDİ
Dernek, sağır bireylerin tercüman talebinin bir ayrıcalık değil, temel bir erişilebilirlik hakkı olduğunun altını çizdi. Açıklamada, iletişime erişimin Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınmış temel bir insan hakkı olduğu hatırlatıldı. Açıklamanın sonunda ise, "Atakum Sağırlar Derneği olarak bu talepleri yalnızca konuşmak için değil, hayata geçirmek için sahadayız. Kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve ilgili tüm mercileri sorumluluk almaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.





