1. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, TBMM kürsüsünde konuşurken.
Bu fotoğraf, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün, milli iradenin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmalardan birine ait bir kareyi yansıtmaktadır. Atatürk, bu kürsülerden hem Kurtuluş Savaşı yıllarında hem de Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde gerçekleştirdiği köklü inkılapları ve izlenecek politikaları milletvekilleriyle ve halkla paylaşmıştır. Onun bu konuşmaları, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin vizyonunun, hedeflerinin ve demokratik temellerinin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır.

2. Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanması Trakya’da günlerce kutlandı. (1923)
Büyük Zafer’in ardından imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda resmen tanınmış, Trakya toprakları da işgalden kurtarılarak yeniden vatan topraklarına katılmıştır. Bu fotoğraf, uzun ve çetin bir mücadelenin ardından kazanılan kalıcı barışın ve bağımsızlığın yarattığı coşkuyu yansıtmaktadır. Halk, milli birlik ve beraberlik duygusuyla sokaklara dökülmüş; günlerce süren törenler, kutlamalar ve şenliklerle bu tarihi zaferi büyük bir gururla kutlamıştır.

3. Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Bursa'da halkla konuşurken. (11 Eylül 1924)
Cumhuriyet’in ilanının ardından Mustafa Kemal Atatürk, gerçekleştirdiği yurt gezileriyle inkılapları halka anlatmış, ülkenin dört bir yanında vatandaşlarla doğrudan temas kurmuştur. Bursa ziyareti de bu anlamlı gezilerden biridir. Bu fotoğraf, Atatürk’ün halka yakın, içten ve doğrudan iletişimi esas alan liderlik anlayışını yansıtmaktadır. Bu tür ziyaretler, yeni rejimin ve modernleşme hareketlerinin Anadolu’da kök salmasında, halk tarafından benimsenip sahiplenilmesinde önemli bir rol oynamıştır.

4. Eşref Şek’in ilk radyo anonsu. (6 Mayıs 1927)
Bu olay, Türkiye’de düzenli radyo yayıncılığının başlangıcını simgeleyerek ülkenin iletişim tarihinde bir dönüm noktası oluşturmuştur. Eşref Şek’in sesiyle gerçekleştirilen ilk anons, radyonun eğitim, kültür ve haberleşme alanlarında yeni bir çağın başladığını müjdelemiştir. Kısa süre içinde radyo, Cumhuriyet inkılaplarının halka duyurulmasında ve milli kültürün geniş kitlelere yayılmasında güçlü bir iletişim aracı haline gelmiştir.

5. 1 Kasım 1928 tarihi; 1353 sayılı Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun’un kabul edildiği gündür.
Harf İnkılabı, Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kültürel devrimlerinden biri olarak, Arap alfabesinden Latin temelli Türk alfabesine geçişi sağlamıştır. 1 Kasım 1928’de kabul edilen bu kanun, okuma-yazma oranını hızla yükseltmeyi ve eğitimde birliği sağlamayı amaçlamıştır. Bu reform, modernleşme yolunda atılmış dev bir adım olmanın yanı sıra, toplumun bilim ve kültür dünyasıyla daha etkin bir şekilde bütünleşmesini de mümkün kılmıştır.

6. İzmit Kağıt Fabrikası’nın ürettiği ilk kağıt numunelerini halka dağıtmak için hazırlanan otomobiller. (18 Nisan 1936)
Bu fotoğraf, Türkiye Cumhuriyeti’nin sanayileşme ve milli üretim hamlesinin somut bir örneğini gözler önüne sermektedir. Sümerbank çatısı altında kurulan İzmit Kağıt Fabrikası (SEKA), ülkenin kağıt ihtiyacını yerli kaynaklarla karşılamak amacıyla faaliyete geçmiştir. Otomobillerle dağıtılan ilk üretim örnekleri, ekonomik bağımsızlığa atılan önemli bir adımı ve yerli sanayinin gurur verici başarısını simgelemektedir.

7. 1930’lu yıllar, kadınlar oy kullanırken
Bu kare, Türk kadınının siyasi haklarını kazanmasının hemen ardından sandık başına gidişini yansıtarak, Cumhuriyet’in kadın-erkek eşitliğine verdiği önemi gözler önüne sermektedir. 1930 ve 1934 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerle Türk kadınları, pek çok Batı ülkesinden önce hem seçme hem de seçilme hakkına sahip olmuştur. Fotoğraf, kadınların aktif birer vatandaş olarak demokratik süreçlere katılımının somut bir göstergesidir.

8. Soyadı Kanunu 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilmiş, 2 Temmuz 1934 günü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Soyadı Kanunu, toplum düzenini güçlendirmek, resmi işlemlerdeki karışıklıkları önlemek ve sosyal eşitliği pekiştirmek amacıyla çıkarılmıştır. 21 Haziran 1934’te kabul edilen ve 2 Ocak 1935’te yürürlüğe giren bu yasa ile herkesin bir soyadı alması zorunlu hale gelmiş, böylece “ağa”, “paşa” ve “bey” gibi ayrıcalık belirten unvanlar resmiyette ortadan kalkmıştır. Kanun, modern bir toplum yapısının inşasında ve vatandaşlık bilincinin gelişiminde önemli bir dönüm noktası olmuştur.

9. Tekstil atölyelerinde çalışan bir Türk kadını. 1930’lu yıllar.
1930’lu yıllar, Cumhuriyet’in sanayileşme hamlelerinin hız kazandığı bir dönem olarak öne çıkar ve bu süreçte kadınlar iş gücüne aktif biçimde katılmıştır. Bu fotoğraf, kadınların ekonomik hayattaki yerini güçlendirdiğini ve üretim süreçlerine yaptığı katkıları gözler önüne sermektedir. Tekstil atölyelerinde çalışan kadınlar, hem aile bütçesine destek olmuş hem de genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma yolundaki çabalarının önemli bir parçasını oluşturmuştur.

10. Uşak’ta bir Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni. Kadınlar, ‘Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık’ yazılı pankart taşıyor. 1930’lu yıllar.
Bu kare, Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu ve halkın rejime olan bağlılığını simgeleyen güçlü bir görüntü sunmaktadır. Kadınların taşıdığı “Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık” pankartı, Milli Mücadele’deki katkılarını ve yeni rejime olan sahiplenmelerini gözler önüne sermektedir. Törenler, Cumhuriyet değerlerinin ve milli bayramların toplumda ne denli önemli olduğunu ve halkın bu değerleri birlik içinde yaşattığını ortaya koymaktadır.

Yorumlar