Mini kütüphanemden güzel iki hikaye aktarmak istiyorum sizlere…Çok anlamlı!...

*Yazısı güzel olan sanatkar biri, kağıt üzerine güzelce yazılar yazıyor ve şekiller çiziyordu.

Orada dolaşan birkaç karınca; Bu yazı ve şekillerin nasıl oluştuğu konusunda kendi aralarında konuşuyorlardı.

Birinci karınca, kağıt üzerinde hareket eden kaleme bakıp onu methetmeye başladı:

-Kağıdı fesleğen, susam ve gül bahçesi gibi güzelleştiren ne harika kalem bu, dedi.

Gözü daha keskin olan ikinci karınca, kalemi tutan parmaklara bakarak:

-Asıl parmakları methet, zira o inci gibi yazıları yazan, kağıdı güzel şekillerle gül bahçesine döndüren kalem değil, kalemi tutan parmaklardır, dedi.

Gözü ondan da aydın üçüncü karınca söze karıştı:

-Ben, kolu överim. Çünkü parmaklar ona bağlıdır ve onun gücüyle kalemi kullanıp, bu güzel yazıları yazabiliyor, dedi.

Nihayet karıncaların beyi ve en akıllısı:

-Suret, elbise ve asa gibidir. Kendi başına hareket edemez.

Akıl ve ruhtan başkası, bu yazıları yazıp bu güzel şekilleri yapamaz.

Öyleyse bu güzel yazı ve şekiller ne kalemin, ne parmakların ne de kolun marifeti değil, onları kullanan bir aklın ve ruhun eseridir.

Bütün övgülerde o akıllı ruha olmalıdır, dedi.

*******

Küçük bir çocuk, şehrin lunaparkında dolaşırken bir satıcının elindeki balonları seyretmeye başlamıştı. Her renkten, her biçimden balonlar vardı.

Birdenbire kırmızı bir balon, kazara bağlandığı yerden kurtularak havaya uçtu ve aşağıdan seçilemeyecek kadar yükseldikten sonra gözden kayboldu. Bu manzarayı seyretmek için öyle bir kalabalık oluşmuştu ki; Satıcı, bir tane daha balon bırakmanın iyi bir reklam olacağını düşünerek havaya parlak sarı renkte bir balon daha bıraktı. Ardından bir tane de beyaz renklisini havaya bıraktı.

Küçük çocuk, olduğu yerden büyük hayranlık içerisinde ardı ardına uçan balonlara bakarak:

-Baloncu amca, acaba bir tane de siyah renkte bir balon bıraksanız?

Baloncu adam, çocuğa tebessüm ederek, siyah renkli bir balonu çözdü ve havaya bırakarak:

-Yavrum, bizi yükselten dışımızdaki renk değil, içimizdeki cevherdir, dedi.

Herkese hayırlı, huzurlu, mutlu, sağlıklı, başarılı, bereketli, müreffeh günler diliyorum.