Günlük yaşamımız öyle dolu geçiyor ki, oradan oraya koşuşturmalarla adeta yoğruluyoruz yaşamın içinde...

Sakin halinden çıkıp bir telaşa dönüşmüş yaşam... Hızlanmış,yarış haline gelmiş!...

Dürtüler anlık, arzular sabırsız olmuş... İnsan, insanlardan ne kadar şikayetçi de olsa yalnızlık istemez,

tek başınalık istemez.

Bir kağıt parçası gibi, hızlı esen bir rüzgara kapılmış, oradan oraya savrularak yaşıyoruz.

Bir tahammülsüzlük girdabındayız.

Sevmelerimiz anlık, tahammülümüz daracık olmuş!...

Bir duygudan bir duyguya, bir olaydan diğer bir olaya hızla ve savrularak geçiyoruz.

İnsanı, duyguları, değerlerimizi unuttuk mu? Değerlerimize sahip çıkmayı öğrenemedik.

Başka şeylere önem vermeye başlamışız ama farkında bile değiliz.

İnsanlık nereye gidiyor? Azgın bir nehre atılmış, taştan taşa çarparak giden bir kütük gibi...

Bu duygular arasında; Günümüzde olagelen gelişmeleri izliyoruz.

Türkiye genelinde, bir çok platformda özellikle de siyasette öyle eleştiri unsurları varki!...

Siyasetçilere bakıyoruz. Kendilerinin ürettiği hiç bir şey yok...

Sadece liderlerinin söylemlerini ezberlemişler, aynı nakaratı tekrarlıyorlar.

Bölgemizin sorunları hep arka planda kalmış...

Laf ola beri gele!...

Yatırımlar nerede? Sadece sözde...

Sorunlar çözüm bekliyor. Sıkıntılar artıyor.

Çözümlenemeyen sorunlar başka başka sorunları da beraberinde getiriyor.

Ve biz hala aynı yerdeyiz.

Samsun'da yapılması gereken o kadar iş var ki...

Değerlendirilmeyi bekleyen bunca büyük potansiyel varken...

Karadenizin metropolü, bütünşehir Samsun, onca yatırımları hakederken, biz daha neyi konuşuyoruz?

Bu büyük potansiyelimizin harekete geçirilmesi gerekirken, geç kalıyoruz!...

Herkese hayırlı, huzurlu, mutlu, sağlıklı, başarılı, bereketli, müreffeh günler diliyorum.