Modern yaşamın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline gelen uykusuzluk, yalnızca gece yaşanan geçici bir problem olarak görülmüyor. Uzmanlara göre uzun süre devam eden uyku sorunları, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürüyor.
Doktor Sabriye Şirin, insomnia yani uykusuzluk hastalığı hakkında yaptığı değerlendirmede, uyku problemlerinin nedenleri ve belirtilerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Tıp literatüründe “insomnia” olarak adlandırılan uykusuzluk; kişinin yeterli uyuma imkanı olmasına rağmen uykuya dalamaması, gece sık sık uyanması veya dinlendirici bir uyku uyuyamaması şeklinde ortaya çıkıyor.
EN YAYGIN BELİRTİLER
Uzmanlara göre insomnia hastalarında en sık görülen belirtiler arasında uykuya dalmada güçlük, bölünmüş uyku ve sabah erken saatlerde tekrar uyuyamadan uyanmak yer alıyor. Uzun süre devam eden uykusuzluk; gün içinde yorgunluk hissi, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, odaklanma problemi ve performans düşüklüğüne neden olabiliyor.

HER UYKU PROBLEMİ HASTALIK DEĞİL
Uzmanlar, her uyku sorununun doğrudan klinik bir hastalık olarak değerlendirilmediğini belirtiyor. Geçici stres, yoğun iş temposu veya kısa süreli yaşam değişikliklerine bağlı gelişen uyku problemleri zaman zaman normal kabul edilebiliyor. Ancak uyku problemlerinin uzun sürmesi ve günlük yaşamı etkilemesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiği vurgulanıyor.
PSİKOLOJİK ETKENLER ÖNE ÇIKIYOR
Uykusuzluğun ortaya çıkmasında psikolojik faktörlerin önemli rol oynadığı belirtiliyor. Özellikle stres, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi ruhsal sorunların uyku düzenini ciddi şekilde bozabildiği ifade ediliyor. Uzmanlar, yoğun düşünce hali ve zihinsel yorgunluğun gevşemeyi zorlaştırarak uykuya geçiş süresini uzattığını belirtiyor.

YAŞAM TARZI UYKUYU ETKİLİYOR
Düzensiz yaşam alışkanlıklarının da insomnia riskini artırdığına dikkat çekiliyor. Gece geç saatlere kadar telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı ile aşırı kafein tüketiminin biyolojik uyku ritmini bozabildiği belirtiliyor.
Ekranlardan yayılan mavi ışığın melatonin hormonunu baskılayarak uykuya dalmayı zorlaştırdığı ifade ediliyor. Bunun yanında kronik ağrılar, tiroid hastalıkları ve menopoz gibi hormonal değişimlerin de uyku kalitesini düşürebildiği kaydediliyor.
Uzmanlar, kaliteli uyku için düzenli uyku saatleri oluşturulması, ekran kullanımının sınırlandırılması ve sessiz-karanlık bir uyku ortamı hazırlanmasını öneriyor.




