Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve bölgesel savaş risklerine karşı Türkiye, devlet mekanizmasında kritik bir yapılandırmaya gitti. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni atama kararlarıyla birlikte, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) haricindeki tüm bakanlıklarda Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Dairesi Başkanları göreve getirildi. Bu hamle, bölgedeki savaş tamtamlarının çalındığı bir dönemde Türkiye’nin iç cephede savunma, seferberlik ve afet yönetimi hazırlıklarını en üst seviyeye çıkarma stratejisi olarak değerlendiriliyor. Yeni kurulan başkanlıklar; savaş hali, seferberlik ve sivil savunma süreçlerinin bakanlıklar düzeyinde koordinasyonunu sağlayacak.
YENİ BAŞKANLIĞIN GÖREV VE YETKİLERİ NE OLACAK?
Resmi Gazete’de yer alan düzenlemeye göre, Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Daire Başkanlığı, bağlı ve ilgili kurumların afet, acil durum, sivil savunma ve seferberlik hazırlıklarını takip etmekle sorumlu olacak. Başkanlıklar, savaş hali hazırlıklarına ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesini koordine ederek, devletin tüm birimlerinin olası bir kriz anında eş güdümlü hareket etmesini sağlayacak. Bu birimler doğrudan bakanlara bağlı çalışarak stratejik savunma planlarını hayata geçirecek.
AFAD VE CUMHURBAŞKANLIĞI İLE KESİNTİSİZ BİLGİ
Yeni yapılandırma kapsamında ihdas edilen başkanlıklar, bakanlıklarını Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) bünyesindeki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde temsil edecek. AFAD tarafından talep edilen imkan ve kabiliyetlerin yönlendirilmesini sağlayacak olan bu birimler, ilgili bakanlıkların sorumluluğundaki operasyonel süreçleri yönetecek. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı ile afet ve acil durum yönetim merkezleri arasındaki bilgi akışı bu başkanlıklar üzerinden kesintisiz olarak sürdürülecek.
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI NEDEN KAPSAM DIŞI ?
Yapılan düzenlemede Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) kapsam dışında bırakılması dikkat çekti. MSB, yapısı gereği devletin savunma ve savaş politikalarının ana uygulayıcısı konumunda bulunduğu ve sürekli olarak savaşa hazırlık esasıyla çalıştığı için bu özel birime ihtiyaç duymuyor. Yeni başkanlıklar, sivil bakanlıkların askeri ve acil durum senaryolarına entegrasyonunu sağlamayı hedefliyor. Bölgesel risklerin arttığı süreçte, bu adımın Türkiye’nin savunma doktrinindeki proaktif yaklaşımını pekiştirmesi öngörülüyor.






