Günlerin kısalması ve havaların soğuması, hem psikolojik hem de fiziksel sağlığı etkileyebilen mevsimsel depresyonu beraberinde getiriyor. Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Serap Kaya, özellikle sonbahar ve kış aylarında görülen bu durumun, serotonin ve melatonin hormonları üzerindeki etkilerle depresyonu tetiklediğini açıkladı.
Belirtiler ve risk grupları
Mevsimsel depresyonun en yaygın belirtileri arasında isteksizlik, keyifsizlik, hayattan zevk alamama, uyku ve iştah değişiklikleri, enerjide düşüş ve odaklanma zorluğu yer alıyor. Kadınlar, depresyon öyküsü olanlar, ailesinde depresyon bulunanlar ve kapalı ortamlarda uzun süre çalışanlar risk grubunda. Ayrıca kuzey bölgelerinde yaşayanlar ve güneş ışığını az görenler bu soruna daha yatkın.
Fiziksel etkiler
Mevsimsel depresyon yalnızca ruh halini değil, bedeni de etkileyebiliyor. Uykusuzluk veya aşırı uyuma, tatlı ve karbonhidrat isteğinde artış, kilo değişiklikleri, halsizlik, kas yorgunluğu, baş ağrısı ve motivasyon eksikliği sık rastlanan şikâyetler arasında. Bazı kişilerde bağışıklık sistemi zayıflayarak sık hastalanmalara da yol açabiliyor.
Ne zaman doktora başvurmalı?
Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, iş ve okul hayatını aksatıyorsa veya sosyal hayattan uzaklaşmaya neden oluyorsa, uzman desteği almak büyük önem taşıyor. Umutsuzluk hissi, belirgin uyku ve iştah değişiklikleri veya kendine zarar verme düşünceleri durumunda vakit kaybetmeden psikiyatri uzmanına başvurulmalı.
Umut veren çözüm önerileri
Uzm. Dr. Serap Kaya, mevsimsel depresyonun tedavi edilebilir olduğunu belirterek, profesyonel destek, düzenli egzersiz, doğru beslenme ve ışık terapisi ile sürecin sağlıklı şekilde yönetilebileceğini vurguladı.





