Samsun, tarih boyunca Hititlerden Amazonlara, Perslerden Osmanlılara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış stratejik bir liman kenti olmuştur. Bu kültürel çeşitlilik, şehrin mutfak kültürünü sadece bir beslenme alışkanlığı olmaktan çıkarıp, coğrafi işaretli ürünlerle taçlanmış bir tarih atlasına dönüştürmüştür. Kızılırmak ve Yeşilırmak’ın suladığı bereketli ovalar, Karadeniz’in hırçın sularıyla birleştiğinde ortaya çıkan Samsun mutfağının tarihi, bugün Anadolu’nun en zengin gastronomi duraklarından biri olarak kabul edilmektedir.

Samsun'un sosyal alanları
Samsun'un sosyal alanları
İçeriği Görüntüle

Antik Çağdan Günümüze Samsun Yemek Kültürü

Samsun mutfağının kökenleri, bölgedeki ilk yerleşim izlerine kadar uzanmaktadır. Amisos antik kentinde yapılan kazılar, bölge halkının binlerce yıl önce de deniz ürünleri, tahıllar ve yabani otlarla beslendiğini kanıtlamaktadır. Orta Karadeniz mutfağının temelini oluşturan mısır, fındık ve balıkçılık, tarihsel süreçte şehrin ekonomik yapısını şekillendirirken mutfak pratiklerini de doğrudan etkilemiştir. Mübadele dönemiyle birlikte Balkanlar’dan gelen nüfusun taşıdığı hamur işi kültürü, Samsun’un yerel lezzetleriyle birleşerek kentin mutfak kimliğini zenginleştirmiştir. Özellikle Bafra ve Çarşamba ovalarının sunduğu tarımsal çeşitlilik, Samsun’u Karadeniz mutfağının diğer illerinden ayıran en temel özelliktir.

Coğrafi İşaretli Ürünler ve Geleneksel Reçeteler

Samsun mutfağının tarihi dendiğinde akla gelen en önemli unsurlardan biri, kentin tescilli lezzetleridir. Bu lezzetler, asırlık tariflerin değişmeden günümüze aktarılmasının bir sonucudur. Samsun’un gastronomi turizmindeki gücü, yerel ürünlerin korunmasına dayanmaktadır.

Bafra Pidesi: İnce hamuru ve özel kıymalı harcıyla Osmanlı döneminden bu yana bilinen, odun ateşinde pişirilen bir geleneksel üründür.

Terme Pidesi: Bafra pidesine göre daha yumuşak ve geniş yapısıyla farklılaşan, bölgenin tahıl üretimindeki başarısını temsil eden bir lezzettir.

Samsun Simidi: Diğer bölgelerdeki simitlerden farklı olarak az pekmezli ve bol susamlı yapısıyla bilinir; üretim tekniği tarihsel bir ustalık gerektirir.

Çarşamba Kıvratması: Bölgedeki fındık üretiminin bir sonucu olarak ortaya çıkan, ince yufkalarla hazırlanan geleneksel bir tatlıdır.

Karadeniz Mutfağında Samsun’un Özgün Yeri

Samsun, Karadeniz mutfağının genel karakteristiği olan mısır ekmeği, hamsi ve kara lahana üçlüsünü kullanmakla birlikte, iç bölgelerden gelen Orta Anadolu etkilerini de barındırır. Şehrin mutfak tarihinde etli yemeklerin, özellikle tirit gibi törensel lezzetlerin yeri ayrıdır. Kaz tiridi, özellikle Samsun’un iç kesimlerinde kış aylarının vazgeçilmez bir sosyal paylaşım yemeği olarak yüzyıllardır varlığını sürdürmektedir. Bu yemek, sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda bölgedeki hayvancılık kültürünün ve toplumsal dayanışmanın bir simgesidir. Ayrıca, Vezirköprü ormanlarından toplanan mantarlar ve kıyı şeridindeki balık çeşitliliği, Samsun mutfağının mevsimsel döngülere ne kadar sıkı bağlı olduğunu göstermektedir.

Samsun mutfağının tarihsel özelliklerini yansıtan bazı temel unsurlar şunlardır:

Hamur İşi Çeşitliliği: Nokul, katık böreği ve pıt pıt ekmeği gibi hamur işleri, bölgedeki tahıl tarımının köklü geçmişini yansıtır.

Yabani Ot Kültürü: Kaldırayak, madımak ve nane gibi doğadan toplanan otlarla yapılan kavurmalar, antik toplumlardan miras kalan toplayıcılık kültürünün devamıdır.

Balıkçılık Mirası: Hamsi, kalkan ve lüfer; Samsun liman kenti olmasının bir getirisi olarak mutfak hiyerarşisinin en üstünde yer alır.

Mübadele Etkisi: Balkan göçmenlerinin getirdiği hamur işi teknikleri ve sebze kurutma yöntemleri, yerel mutfağa yeni bir boyut kazandırmıştır.

Samsun mutfağının tarihi, bir şehrin coğrafyasıyla nasıl bütünleştiğinin en somut örneğidir. Geleneksel yöntemlerin modern sunumlarla birleştiği bu kültür, gelecek nesillere aktarılmaya devam eden yaşayan bir mirastır.

Kaynak: BERNA ALTINOVA