İyi filmler bazen bittiğinde başlamış olur. Hors Normes de benim için öyle bir yapım. Film, toplumun ve eğitim sisteminin dışında kalan, özel ihtiyaçları olan çocuklar ve onlara sahip çıkmaya çalışan iki adamın hikâyesini anlatıyor.

Çocukları “topluma uymuyor” diye tanımlamak kolay. Peki ya toplum çocuklara uymuyorsa? Bu soruyu eğitim sistemi için de sormak gerekiyor! Samsun'da, yeni eğitim-öğretim yılı başladı ve 250 bin 562 öğrenci ders başı yaptı. Yani mesele, hepimizi ilgilendirecek kadar büyük. Çocukları aynı sınavlara, aynı ölçülere, aynı başarı kalıplarına sokuyoruz. Üzerine bir de eğitim reklamlarının vaatleri ekleniyor.

Reklam demişken daha önce bu köşede gündeme getirdiğim “başarı” reklamlarıyla ilgili Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü açıklama yaptı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında “gerçeğe aykırı” ve “yanıltıcı” reklamlar ile amaç dışı faaliyetler nedeniyle 63 kurum hakkında inceleme ve soruşturma yapılıp, 26 kuruma idari yaptırım uygulandığı belirtildi. Şimdilik kurum isimlerini paylaşmıyoruz, ancak konunun takipçisiyiz. Baştan sona kadar! Sürdürmeye ısrar eden kurumları zamanı geldiğinde kamuoyuyla paylaşacağız.

Çünkü eğitim bir reklam yarışı değil! Her çocuğun ve şartların aynı olmadığı bir yerde, başarıyı da tek bir kalıba sığdırmak mümkün değil. Belki de artık şu soruyu sormalıyız: Çocukları sisteme mi uyduracağız, yoksa sistemi çocuklara göre mi değiştireceğiz? Asıl mesele belki de budur.

Konu eğitimden açılmışken, geçtiğimiz hafta Birleşik Krallık'ta düzenlenen 36. Avrupa Uluslararası Eğitim Birliği (EAIE) Konferansı'na katılan ve 26 ülkeden 41 kurumla görüşüp, 10 akademik iş birliği protokolü ile geri dönen OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın'ı tebrik ederim. 'Aday Araştırma Üniversitesi' olma yolunda büyük çaba gösterdiği biliniyor. OMÜ'nün akademik performansının 2022’den itibaren gerilemeye başladığını, Aydın'ın göreve geldiği 2024'ten bu yana ise arttığı rakamlarla ortada. Şu an aday üniversiteler arasında 6. sırada yer alan OMÜ, umarım yakın zamanda ilk 2'ye yükselir ve hak ettiği itibara ulaşır.

Bu arada bir sevindirici haber daha vereyim. Türkiye'nin 2003 yılından beri düzenli olarak katıldığı PISA 2025 sonuçları açıklandı. Hiç bilmeyenler için şöyle söyleyeyim; PISA, Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üç yılda bir düzenleniyor ve 15 yaşındaki çocukların yalnızca ne bildiğini değil, bildiklerini hayatın içinde kullanıp kullanamadığını ölçüyor. Ve son rapora göre de çocuklarımız matematik ve fen alanında önemli bir ivme kaydetmişler. Konunun detaylarına Prof. Dr. Selçuk Şirin'in Oksijen'de yayımlanan son yazısında ulaşabilirsiniz.

Şimdi gelelim haftanın bir diğer önemli konusuna. Benim de mezunu olmaktan gurur duyduğum, Samsun'un en köklü eğitim kurumlarından 19 Mayıs Lisesi binasının yıkım kararına... 1965 yılından bu yana eğitim verilen mevcut bina için Milli Eğitim Bakanlığı ve OMÜ iş birliğiyle hazırlanan raporda depreme dayanıksız olduğu tespit edildi. Dolayısıyla öğrencilerin güvenliği açısından alınan kararın gerekçesi açık, fakat mesele sadece binanın yıkılmasıyla bitmiyor.

Samsun kamuoyu “taşınıyor mu?” diye sorarken, Gazete Arena ekibi konuyu baştan sona araştırdı ve “yıkılıyor” başlığıyla manşete taşıdı. Planlamaya göre 735 öğrenci eğitimine Mithatpaşa Anadolu Lisesi'nde devam edecek. Buraya kadar sorun yok, fakat öğrencilerin önemli bir bölümü okula adrese dayalı sistemle yerleşti ve okul çevresinde yaşıyor. Şimdi yaklaşık beş kilometre uzaklıktaki bir okula gitmek zorunda kalacaklar.

“Ne var bunda?” diyebilirsiniz. Servisle çözülebilir, otomobille gidilebilir. Ama her ailenin hesabı aynı değil. Velinin kendine göre kurduğu bir düzen var. Şimdi bu düzene servis ücreti, ulaşım süresi ve artacak trafik de eklenecek. Bir okulun binasını yenilemek, öğrencinin güvenliğini sağlamak elbette önemli, lakin eğitimde asıl mesele yalnızca binayı değil, öğrencinin hayatını da düşünmek.

Yazının başındaki soruya dönelim: Çocukları sisteme mi uyduracağız, sistemi çocuklara mı?

Belki de iyi eğitim, tam olarak bu soruya verdiğimiz cevapta saklı.

Haftaya görüşmek üzere. Kalın sağlıcakla.