Bugün de sizlerle anlam yüklü kısa anlatımlar paylaşmak istiyorum.

İki arkadaş çölde birlikte yürümektedir. Yolun bir bölümünde aralarında tartışma çıkar ve arkadaşlardan biri diğerine tokat atar. Tokat yiyen incinir ancak kuma şu cümleyi yazar: “Bugün en yakın arkadaşım bana tokat attı.” Bir süre sonra bir nehre ulaşırlar ve serinlemek için suya girerler. Tokat yiyen bu kez suda boğulma tehlikesi geçirir. Arkadaşı onu kurtarır. Kurtulduktan sonra bu kez bir taşa şu sözleri kazır: “Bugün en yakın arkadaşım hayatımı kurtardı.”

Tokat atan arkadaş merakla sorar: “Canını acıttığımda kuma yazdın, neden şimdi taşa yazıyorsun?”
Diğeri şöyle cevap verir: “İncindiğimizde kuma yazmalıyız ki affetmenin rüzgârı onu silsin. Ama bize yapılan iyilikleri taşa kazımalıyız ki hiçbir rüzgâr yok edemesin.”

Acıları kuma, iyilikleri taşa yazmayı öğrenmek gerekir.

BAŞARISIZLIKLAR…

Yapılan araştırmalar; kısa, orta ve uzun vadeli hedef belirlemeyenlerin, güne plansız başlayanların, derste not almak yerine her şeyi akılda tutmaya çalışanların, önemli ve zor işler yerine kolay ve önemsiz işlere yönelenlerin, son gece büyük bir kitabı ezberleyebileceğini düşünenlerin, dağınık ve düzensiz ortamlarda çalışanların, ödev yaparken ayrıntılara gereğinden fazla takılanların, problemleri çözmeyi sürekli erteleyenlerin, dersleri keyfi nedenlerle sık sık aksatanların, arkadaşlarının eğlence planlarına hayır diyemeyenlerin, bir işin başlangıç ve bitiş zamanını planlayamayanların başarısızlıkla karşılaştığını ortaya koymaktadır.

ÖMÜR…

Ülkemiz koşullarında ortalama 65 yıllık bir yaşam süresi baz alındığında ve bir kişinin 5 yaşında televizyon izlemeye başladığı kabul edildiğinde; günde 1 saat televizyon izleyen bir bireyin ömrünün yaklaşık 2,5 yılını, 2 saat izleyenin 5 yılını, 4 saat izleyenin ise 10 yılını verimsiz şekilde ekran karşısında geçirdiği görülmektedir.

LİYAKATA BAKILMAYINCA, BAŞARISIZLIK ORTAYA ÇIKIYOR…

Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş şu ifadeleri dile getirdi:
“Devlet memurluğunda esas olan liyakattir. Liyakat sahibi olan kamu görevlileri, hak ettikleri kademelere zamanla gelirler. Ancak görüyoruz ki bazı devlet kurumlarında liyakat göz ardı ediliyor. Hak etmediği görevlere getirilen kişiler, bulundukları makamın gereklerini yerine getiremiyor. Liyakat önemlidir ama çoğu yerde buna dikkat edilmiyor. Özellikle belediyelerde bu durum daha belirgin. Liyakat dikkate alınmadığında başarısızlık kaçınılmaz oluyor. Diğer kamu kurumlarında da benzer sorunlar yaşanıyor. Görevine ehil olmayan, liyakatsiz şekilde atanmış memurlar, bilgi eksikliği nedeniyle görevlerini gerektiği gibi yerine getiremiyor. Belediyelerde ise bu kişiler çoğu zaman siyasetçilerin yönlendirmesiyle hareket etmek zorunda kalıyor.”

Bu konuda yorum yapmadım.
Değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum.

Herkese hayırlı, huzurlu, mutlu, sağlıklı, başarılı, bereketli ve müreffeh günler dilerim.