Türk ve dünya kamuoyunda, Kore Savaşı sırasında yaşanan insanlık hikâyesiyle tanınan Astsubay Süleyman Dilbirliği, aradan geçen yıllara rağmen hâlâ merak edilen isimler arasında yer alıyor. Gerçek bir yaşam öyküsünden sinemaya uyarlanan “Ayla” filmi sayesinde geniş kitleler tarafından tanınan Dilbirliği’nin kim olduğu, hangi savaşta görev yaptığı ve hayatını kaybedip kaybetmediği, son günlerde yeniden gündeme geldi.
Süleyman Dilbirliği kimdir?
Süleyman Dilbirliği, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay olarak görev yapmış, Kore Savaşı’na katılmış bir Türk askeridir.1 Ocak 1926 tarihinde doğan Dilbirliği, askerlik görevi sırasında yaşadığı ve yıllar sonra simgeleşen insani davranışıyla Türkiye’nin yakın tarihine iz bırakan isimlerden biri olmuştur.Askerî görevini yerine getirirken, savaşın ortasında yetim kalan bir Koreli çocuğa sahip çıkması, onun adının yalnızca bir asker olarak değil, bir insanlık örneği olarak da anılmasını sağlamıştır.
Astsubay Süleyman Dilbirliği hangi savaşta savaştı?
Süleyman Dilbirliği, 1950–1953 yılları arasında gerçekleşen Kore Savaşı’nda Türk Tugayı bünyesinde görev yaptı. Türkiye, Birleşmiş Milletler kuvvetleri kapsamında Kore Savaşı’na asker gönderen ülkeler arasında yer aldı ve Türk askerleri, savaşta gösterdikleri disiplin ve fedakârlıkla uluslararası alanda dikkat çekti. Dilbirliği, bu savaş sırasında görev yaparken, bombardımanlar ve çatışmalar nedeniyle ailesini kaybetmiş küçük bir Koreli kız çocuğuyla karşılaştı. Bu karşılaşma, ilerleyen yıllarda hafızalara kazınacak bir bağın başlangıcı oldu.
Kore Savaşı’nda Ayla ile tanışması
Kore Savaşı sırasında Süleyman Dilbirliği, henüz 5 yaşında olan Kim Eunja adlı Koreli bir kız çocuğuna rastladı. Ailesini savaşta kaybeden çocuk, Dilbirliği tarafından koruma altına alındı. Türk askerleri arasında ona “Ayla” adı verildi. Süleyman Dilbirliği, savaş süresince Ayla’nın bakımını üstlendi ve onu öz kızı gibi sahiplendi. Aralarında kısa sürede güçlü bir baba–kız bağı oluştu. Bu bağ, savaşın tüm yıkıcılığına rağmen insanî değerlerin korunabileceğini gösteren sembolik bir örnek haline geldi.
Ayla’yı Türkiye’ye getirme girişimi
Savaş sona erdiğinde Süleyman Dilbirliği, Ayla’yı Türkiye’ye götürmek istedi. Ancak dönemin yasal ve resmî düzenlemeleri buna izin vermedi. Bu nedenle Dilbirliği ve Ayla ayrılmak zorunda kaldı. Ayrılık her iki taraf için de zor olsa da, bu bağ zamanla unutulmadı. Yıllar sonra yapılan araştırmalar ve diplomatik girişimler sayesinde ikili, yaklaşık 60 yıl sonra yeniden bir araya gelme imkânı buldu.
60 yıl sonra duygusal buluşma
Süleyman Dilbirliği ile Ayla, uzun yıllar sonra Güney Kore’nin başkenti Seul’de, Ankara Parkı’nda yeniden buluştu. Bu buluşma, hem Türkiye’de hem de uluslararası basında geniş yer buldu. Savaşın ayırdığı iki insanın yıllar sonra yeniden kavuşması, Kore Savaşı’nın insani yönünü hatırlatan en çarpıcı örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.
Ayla filmi ve hikâyenin sinemaya uyarlanması
Süleyman Dilbirliği ile Ayla’nın gerçek yaşam öyküsü, 2017 yılında vizyona giren “Ayla” filmiyle beyaz perdeye taşındı. Film, savaş ortamında filizlenen baba–kız sevgisini konu alarak geniş kitlelere ulaştı. Yapım, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası alanda da ilgi gördü ve Türkiye’nin Oscar adayı olarak gösterildi. Film sayesinde Süleyman Dilbirliği’nin hikâyesi yeni nesiller tarafından da öğrenildi.
Süleyman Dilbirliği öldü mü?
Süleyman Dilbirliği, 7 Aralık 2017 tarihinde, İstanbul’da Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde, 91 yaşında hayatını kaybetti. Dilbirliği, vefatının ardından ardında yalnızca bir savaş gazisi kimliği değil, aynı zamanda sınırları aşan bir insanlık hikâyesi bıraktı.




