Cenazede, mahkemede ya da son derece ciddi bir toplantıda… Tam susulması gereken bir anda gelen o kontrolsüz gülme krizini pek çok kişi hayatında en az bir kez deneyimlemiştir. Üstelik çoğu zaman ortada gerçekten komik bir durum da yoktur. Peki, bu “uygunsuz” kahkahanın nedeni ne? Bilim insanlarına göre cevap, beynimizin baskı altında verdiği otomatik tepkilerde gizli.

BEYİNDEKİ KONTROL MEKANİZMASI NASIL ÇALIŞIYOR?

Resmi ve ciddi ortamlarda beynimiz sosyal kurallara uyum sağlamak için ekstra çaba harcar. Bu süreçte devreye giren bölge, mantıklı düşünme ve davranış kontrolünden sorumlu olan prefrontal kortekstir. Bu alan, duygularımızı bastırarak bulunduğumuz ortama uygun davranmamızı sağlar.

Ancak gülme eylemi tek bir merkez tarafından yönetilmez. Duygusal tepkilerin kaynağı olan limbik sistem, beynin daha derin ve ilkel bölgelerinde yer alır. Siz gülmemek için kendinizi sıktıkça, bu iki sistem arasında bir tür “çekişme” başlar. Baskı arttıkça, bastırılan dürtü daha da güçlenir.

Uzmanlara göre, kişi ne kadar “gülmemeliyim” diye düşünürse, zihni o düşünceye o kadar odaklanır. Bu da kontrol mekanizmasını zayıflatır.

KAHKAHA BİR SAVUNMA MEKANİZMASI MI?

Nörolojik açıdan bakıldığında kahkaha yalnızca mizaha verilen bir tepki değildir. Aynı zamanda stres düzenleyici bir refleks olarak görev yapar. Resmi ortamlarda konuşamaz, hareket edemez ya da ortamdan ayrılamazsanız, vücutta gerilim birikir. Otonom sinir sistemi devreye girer; kalp atışı hızlanır, nefes daralır.

Bu birikmiş gerilim için bir “boşalma” gerekir. İşte kahkaha tam bu noktada devreye girer. Vücudun ve beynin üzerindeki basıncı azaltmak için adeta emniyet supabı görevi görür. Kontrol bir kez otomatik beyin devrelerine geçtiğinde ise kişi gülmeyi bilinçli olarak durdurmakta zorlanır.

SOSYAL ETKİ KRİZİ BÜYÜTÜYOR

Gülme krizlerinin büyümesinde sosyal faktörler de etkili. İnsan beyni, çevresindeki insanların yüz ifadelerine ve beden diline son derece duyarlıdır. Yanınızdaki kişinin bastırılmış bir gülümsemesini fark ettiğiniz anda, beyniniz bunu taklit etmeye eğilim gösterir.

Bu durum, “paylaşılan uyum” hissini artırır ve suçluluk duygusunu azaltır. Artık gülünen şey ilk tetikleyici değil, içinde bulunulan durumun absürtlüğü ve kontrolü geri kazanmaya çalışmanın kendisi olur.

Diyetisyenden Ramazan ayında beslenme tavsiyesi
Diyetisyenden Ramazan ayında beslenme tavsiyesi
İçeriği Görüntüle

ZAYIFLIK DEĞİL, BİYOLOJİK ETKİ

Bilimsel değerlendirmelere göre uygunsuz zamanlarda gelen kahkaha bir karakter zayıflığı ya da saygısızlık göstergesi değil. Aksine, beynin yoğun baskı ve kısıtlama altında verdiği doğal bir tepki.

Uzmanlar, insan beyninin sürekli bastırılmaya uygun bir sistem olmadığını belirtiyor. Bazen en ciddi sessizlikleri delen o kontrolsüz kahkaha, zihnin gerilimden kurtulma çabası olarak ortaya çıkıyor.

Kaynak: ONEDİO.COM