Bir şehrin hayalleri, biraz da kendisine biçtiği rolle ilgilidir. Nasıl bir şehir olmak istiyor? Nerede durmayı, hangi alanlarda öne çıkmayı ve gelecek kuşaklara nasıl bir miras bırakmayı hedefliyor? Bu soruların cevapları, o şehrin geleceğini şekillendiriyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin Batı Park sahilinde sürdürdüğü dolgu çalışmasını dün yerinde gözlemledim. Toplam 70 bin 309 metrekarelik alanda uygulanan proje kapsamında denizin büyük bir bölümü dolgu ile karaya dönüştürüldü. Dolgu ve zemin güçlendirme çalışmalarıyla birlikte Kürtün Çayı’ndan taşınan tortunun önlenmesi, su akışının düzenlenmesi ve yeşil alanların genişletilmesi hedefleniyor. Doğru planlandığında bu tür projeler, yalnızca şehrin görünümünü değil, insanların günlük yaşamını da değiştirir.
İlkadım sahilinde hazırlanan yaklaşık 1 milyon 348 bin metrekarelik plan da aynı açıdan önemli. Canik Balıkçı Barınağı'ndan Gençlik Parkı'na uzanan alanın büyük bölümünün Millet Bahçesi olarak düzenlenmesi, kıyı şeridinin daha bütüncül kullanılması ve Samsun’un denizle bağının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Diğer taraftan Modern Pazar ve Anneler Parkı projesi ise günlük yaşamın tam merkezine dokunuyor. Burada da kapalı pazar alanının üzerinde park, yeşil alan ve kültürel tesislerin yer alması planlanıyor. Ee şehircilik, yalnızca büyük projelerden ibaret değil tabii, insanların nefes alabileceği, buluşabileceği ve vakit geçirebileceği alanlar üretmek de bunun bir parçası.
Bütün bu projeler, Samsun’un geleceğine dair önemli bir tablo ortaya koyuyor. Ancak asıl soru şu: Samsun’un hayalleri, yalnızca büyümekle mi sınırlı kalacak?
Bugün kentte sanayi yatırımları artıyor. Organize sanayi bölgeleri genişliyor. MKE ve BAYKAR gibi savunma sanayisi yatırımları, Samsun’un üretim gücüne yeni bir boyut kazandırıyor. ROKETSAN başlığı da kentin sanayi geleceğine ilişkin beklentiler arasında yer alıyor. Ekonomik büyüme elbette önemli. Samsun’un üretim kapasitesini artırması, istihdam sağlaması ve yatırım çekmesi gerekiyor.
Fakat güçlü bir sanayi kenti olmak tek başına yeterli değil. Ulaşımı, konut alanları, kültür ve sanat imkânları, yeşil alanları ve sosyal yaşamıyla da gelişen bir Samsun’a ihtiyaç var.
Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’ın gündeme taşıdığı sahil ve rekreasyon projeleri bu açıdan değer taşıyor. Önemli olan, bu çalışmaların birbirinden bağımsız yatırımlar olarak kalmaması; kentin uzun vadeli şehircilik vizyonunun parçalarına dönüşmesi.
Bir şehir yalnızca fabrikalarıyla, üretim rakamlarıyla ve yatırım büyüklüğüyle ölçülmez. İnsanlarına sunduğu yaşamla da değer kazanır.
Samsun’un hayalleri büyük olmalı. Ama bu hayallerin merkezinde yalnızca daha fazla üretim değil, daha yaşanabilir bir şehir de bulunmalı. Gelecek kuşaklara bırakacağımız en değerli miras, büyüyen bir ekonomi kadar nefes alan, yaşayan ve insanına iyi bir hayat sunan Samsun olacaktır.
Haftaya görüşmek üzere.
Kalın sağlıcakla.