2026 Dünya Kupasında şu anda Senegal Milli takımda yer alan Samsunsporlu santrafor Chérif Ndiaye, Samsunspor YouTube kanalına verdiği röportajda özel hayatıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Ndiaye, “Samsunspor’da santrfor olarak oynuyorum. Samsun’a çok şey borçluyum. Yani, burada olduğum için gururluyum. Ailem ve kardeşlerim futbolu çok seviyor. Kardeşim Samsunspor’un beni istediğini öğrenince bana dedi ki: ‘Hiç tereddüt etme, çünkü geçen yıl Samsunspor’un bütün maçlarını izledim. Gerçekten, Türkiye’yi iyi bildiğini biliyorum ama Samsun sana çok iyi gelecek. Çünkü iyi futbol oynuyorlar.’ Şehre baktım. Sen de benim gibi şeylerden hoşlanıyorsun... Çok kalabalık, çok trafik olan şehirleri pek sevmiyorsun. Samsun bu açıdan iyi. Yaptığım seçimden pişman olmadım” dedi.
GELDİKTEN SONRA SAYGI GÖRDÜM
Tecrübeli futbolcu, “Gerçekten. Geldim ve burası bana çok şey kazandırdı. Samsun'a geldikten sonra milli takımda oynamaya, gol atmaya başladım. Orada saygı gördüm. Bu yüzden Samsun’a çok şey borçluyum ve burada olduğum için gururluyum. Taraftarların, stadyumun atmosferini hissetmeyi seviyorum. Türkiye’de, bir takım son sırada da olsa, ilk sırada da olsa, stadyum atmosferini hissediyorsun. Burayı gerçekten çok seviyorum, çünkü insanlar çok fanatik. Bu yüzden maçta oynadığında her şeyini vermek zorundasın. Ben baskıyı seviyorum. Eleştirilmeyi de seviyorum, çünkü daha iyisini yapabileceğimi biliyorum. Bu yüzden hepsini kabul ediyorum. Futbol oynama tutkumun gerçekten başlaması rahmetli Papa Bouba Diop sayesinde oldu” ifadelerini kullandı.
AİLEMLE ÖNCELİK EĞİTİMDİ
Açıklamasını şöyle sürdürdü: “Senegal-Fransa maçında onu izlemiştim. 2002 Dünya Kupası’nda Fransa’yı yendiğimiz maç... Ama o zaman çok küçüktüm. Evde dev bir ekran kurmuştuk, herkes izlemişti. O golü bir anı olarak hafızamda taşıyorum. Futbola tutkumu, futbol oynamayı ve profesyonel olmayı bana o aşıladı. Bu işi profesyonel olarak yapmayı... O golü attığı an, tutkuyu gerçekten hissettim. Futbol oynamak için çok alanımız yoktu. Bu yüzden fırsat bulduğumuz her an oynuyorduk. Mahallemde oynadığımı hatırlıyorum, evde de oynuyordum, çünkü büyük bir avlumuz vardı. Benim ailemde öncelik hep eğitimdeydi. Okula gitmek hep daha önemliydi. Dersler hep birinci sıradaydı. Babam futboldan pek hoşlanmazdı. O daha çok ders tarafındaydı, annem gibi. Hatta annem daha da katıydı.”
SEÇMELERDE KEŞFEDİLDİM
“Yine de mahalledeki insanlar beni severdi. İnsanlar bende, benim görmediğim bir şey görüyordu. Arkadaşlarım bana dedi ki: ‘Seçmeler var, oraya gitmen lazım.’ Gittiğim yerde bir yıl kaldım, HLM Grand Yoff’tan bahsediyorum. Oraya bir adam gelmişti, adı Choukry’ydi. Ve bir menajerdi. Yani, oraya gençleri keşfetmek için geliyordu ve onlardan birisi de bendim. Sonra akademiye girdim. Orada altı ay, bir yıl kaldım, sonra da yurt dışına gittim. Bu sayede birçok kulüpte denemelere çıktım. Ve şükürler olsun, Allah’ın izniyle Belçika’da imza attım ve her şey orada başladı. Sonra Göztepe’ye geldim, bir sezon oynadım, çok gol attım. Sonra biri beni fark etti ve Çin’e gittim. Oraya gittim, oynadım, gollerimi attım, sonra ayrıldım. Sırbistan’da iki yıl geçirdim. Ve şu anki kulübüm Samsun’a geldim, ailem dediğim yerdeyim. Yani ben gerçekten keyfini çıkarıyorum. Sportif olarak da, ailem de Türkiye’yi seviyor.”






