UNUTULMAK!...
Yaşadığımız çevre de öyle olaylarla karşılaşıyoruz ki, ilgimizi çekiyor tabiiki...Ancak bu yaşananlara sevgiyle yaklaşılmali... Anlamlı bir anektodu sizlerle paylaşmak istiyorum...
***Çok eskiden genç bir kadın, kocasını ve küçük yaştaki oğlunu terk ederek ortalıktan kaybolmuş bir daha da görünmemişti. Kocası bir müddet sonra yeniden evlenmiş, çocuk da anlayışlı olmayan bir üvey anne eline düşmüştü. Gün geldi,çocuk okul başladı.Ama derslerinde hiç başarı gösteremiyordu. Yaşıtları arasında en başarısızı oydu. Derslerini başaramadıkça, baba ve üvey anne tarafından aşağılanıyor, ara sıra da tartaklanıyordu.
Böyle aşağılandıkça daha da başarısız oluyor, başarısız oldukça da aşağılanma devam ediyordu. Adı aptala çıktı.
Sonunda beklenen oldu. Babası çocuğu okuldan aldı, bir ustanın yanına çırak olarak verdi.
Fakat çocuk, çıraklıkta bile bir varlık gösteremedi. Eli hiç bir işe yakışmıyordu. Tam aksine, sakarlığı, kırıp dükücülüğü daha çok göze batıyordu. Ailesi tarafından olduğu kadar çevresi kadar da itilip kakılıyordu.
İşte bu vaziyette iken bir gün bu çocuğa, yıllar önce kendisini bırakıp kaçan annesi tarafından bir mektup ve beraberinde de bir paket geldi. Anne, mektubunda, oğlunu çok özlediğini, onu hiç bir zaman aklından çıkarmadığını, yaşadığı olayların kendisini öyle davranmaya ittiğini yazıyor ve bir çeşit özür diliyordu. Gönderdiği paketin içinden bir keman çıkmıştı. Çocuk, hem mektup, hem de keman için çok sevinmiş, annesi tarafından unutulmamış, olması, onu son derece mutlu etmişti.
Bu arada, annesinin hediyesi olan kemanı da çalmaya başlamıştı. Kısa zamanda o kadar güzel keman çalmaya başladı ki, herkes şaşırıp kaldı. Bu derece kabiliyetsiz, eli işe yakışmayan bir çocuk, nasıl böyle ustaca keman çalabiliyordu? Başta üvey baba ve
Üvey anne olmak üzere hemen herkes, gelen kemanın sihirli olduğuna inanmaya başladı. Başka türlüsü akıllarına sığmıyordu. Çocukta giderek keman çalmada daha da bir ustalaşıyor, adeta kemanı konuşturuyordu. Hemen herkeste, bu işin sırrını araştırıp öğrenme hevesi uyandı. Yakın bir şehirde yaşayan bir bilgeye, çocuğun hikayesini anlatıp, onun nasıl olup da,
bilinen yeteneksizliğine rağmen kusursuz keman çalabildiği, kemanda bir sır olup olmadığını sordular. Yaşlı bilge
‘’Kemanda, sandığınız gibi bir sır yoktur. Çocuk ise doğuştan kabiliyetsiz değildir. Ama başlangıçta, annesi tarafından unutulduğunu sanarak, okulda ve iş hayatında bir varlık gösterememiştir. Unutulmak çok kötü bir şeydir. Bütün kabiliyetleri köreltir.Ama neden sonra çocuk, annesi tarafından unutulmadığını, sevildiğini öğrenince, var olan kabiliyetleri yeşermiştir" demiş...
Görüldüğü gibi işin sırrı ilgi ve sevgidir. Özellikle annenin daha sonrada babanın ve çevrenin ilgisizliği ve itip kakmalar çocuğu ne hale getiriyor. Fakat çevrenin itip kakmasına rağmen bir tek annenin o da uzaktan ilgi ve sevgisi onu nasılda değiştiriyor… Peki ya bu ilgi ve sevgi hep birlikte hele birde bilinçli olursa, ortaya ne güzel neticeler çıkar…
Fırsat buldukça yapılan aile sohbetleri, hem aile içi kaynaşmayı arttırır, hem de problemlerin çözümünü kolaylaştırır. Herkese hayırlı, huzurlu, mutlu, sağlıklı, başarılı, bereketli, mureffeh günler diliyorum.