Herkese Merhaba, beslenme dünyasında bazı gıdalar vardır; mütevazı görünür ama etkisi büyüktür. Çörek otu da bunlardan biridir. Yüzyıllardır Anadolu’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada kullanılan çörek otu, bugün modern beslenme ve bilimsel araştırmaların da dikkatini çeken doğal bir besindir. Tarih kitaplarında hatta kutsal kitaplarda bile geçer. Çörek otu (Nigella sativa), özellikle içerdiği thymoquinone (timoquinon) adlı aktif bileşen sayesinde güçlü bir antioksidan ve antiinflamatuar etki gösterir. Bunun yanı sıra uçucu yağlar, protein, lif, demir, kalsiyum, çinko ve B grubu vitaminleri açısından da zengindir. Bu yönüyle çörek otu, yalnızca bir baharat değil, fonksiyonel bir besin olarak değerlendirilmelidir. Beslenmedeki rolü öncelikle bağışıklık sistemi üzerinden öne çıkar. Düzenli ve ölçülü tüketildiğinde vücudun savunma mekanizmalarını destekler. Mevsim geçişlerinde, enfeksiyonlara karşı direncin düştüğü dönemlerde çörek otu tüketiminin artması bu yüzden geleneksel bir alışkanlık hâline gelmiştir. Günümüzde yapılan çalışmalar da çörek otunun bağışıklık hücrelerinin daha dengeli çalışmasına katkı sağladığını göstermektedir. Çörek otunun bir diğer önemli etkisi sindirim sistemi üzerindedir. Mide asidini dengeleyici, gaz ve şişkinliği azaltıcı etkileriyle bilinir. Lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini destekler, sindirimi kolaylaştırır. Özellikle ağır ve yağlı beslenmenin yaygın olduğu günümüz mutfağında, çörek otu sindirimi rahatlatan doğal bir destek görevi görür. Metabolizma ve kan şekeri dengesi açısından da çörek otu dikkat çeker. Yapılan araştırmalar, çörek otunun insülin direncini azaltmaya ve kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle çörek otu, diyabet riski taşıyan bireylerin beslenme planlarında, hekim ve diyetisyen önerisiyle yer alabilecek bir besindir. Kalp ve damar sağlığı da çörek otunun desteklediği alanlardan biridir. Kötü kolesterol (LDL) seviyelerinin düşürülmesine, iyi kolesterolün (HDL) korunmasına katkı sağlayabildiği belirtilmektedir. Antioksidan yapısı sayesinde damar duvarlarını oksidatif stresten koruyarak dolaşım sisteminin sağlıklı çalışmasına destek olur. Çörek otu nasıl tüketilmeli sorusu da en az faydaları kadar önemlidir. En yaygın kullanım şekli tohum hâlinde, taze çekilerek yoğurt, salata, çorba veya ekmek üzerine serpilmesidir. Soğuk sıkım çörek otu yağı da tercih edilebilir; ancak yağ formu daha yoğun etki gösterdiği için miktar konusunda dikkatli olunmalıdır. Genel olarak günde 1 çay kaşığı tohum veya yarım çay kaşığı yağ yeterli kabul edilir. Elbette çörek otu da her besin gibi mucize değildir. Dengeli beslenmenin, yeterli su tüketiminin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yerini tutmaz. Aşırı tüketimi mide hassasiyetine yol açabilir; hamileler, kronik hastalığı olanlar ve düzenli ilaç kullananlar mutlaka doktora danışmalıdır. Sonuç olarak çörek otu, doğru ve bilinçli kullanıldığında beslenmeye değerli katkılar sunan, köklü geçmişi bilimsel verilerle desteklenen bir besindir. Küçük bir tohumun, sağlıklı yaşam yolculuğunda ne kadar büyük bir rol oynayabileceğinin en sade örneklerinden biridir. Siz de beslenmenizde çörek otuna bir şans verin derim. Doğanın mucizelerinden faydalanmak gerek. Sağlık ile kalın, hoşçakalın.